Anasayfa / Manşet / YOLSUZLUĞUN EKONOMİYE OLUMSUZ ETKİLERİ/ Abdullah ÇAVUŞ- Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı

YOLSUZLUĞUN EKONOMİYE OLUMSUZ ETKİLERİ/ Abdullah ÇAVUŞ- Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı

YOLSUZLUĞUN EKONOMİYE OLUMSUZ ETKİLERİ

Abdullah ÇAVUŞ

Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı

E. Vergi Müfettişi/E. Mali Suçları Araştırma Uzmanı

Bu gün  için birçok ekonomist, yolsuzluğun ekonomik büyü meyi teşvik eden değişkenler üzerinde etkili olması nedeniyle ekonomik büyümeyi geciktirdiğini söylemektedir.Ülkemizde ve dünyada  Siyasal Yolsuzluklar nedeniyle verimsiz alanlara yapılan yatırımlar dolayısıyla ekonomik büyüme geciktirilmekte olup çok büyük boyutlara varan kaynak israflarına da neden olunmaktadır.

Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa’daki yolsuzluğun ‘dudak uçuklatıcı’ bir seviyeye ulaştığını açıkladı. Komisyon, yolsuzlukların AB ekonomisine maliyetinin yıllık 120 milyar euroyu bulduğunu duyurdu.

AB Komisyonu’nun içişleri konularındaki yetkilisi Cecilia Malmström’ın 2014 yılında açıkladığı ”Avrupa’da yolsuzluk bilançosu’ raporu, dünyanın ‘en şeffaf bölgesi’ olarak gösterilen AB’de de durumun pek parlak olmadığını gösteriyor.

Rapora göre, yolsuzluğun AB ekonomisine maliyeti birliğin bütçesine denk geliyor.

Malmström yolsuzluğun demokrasiye olan güveni aşındırdığı ve ekonominin kaynaklarını kuruttuğunu da söyledi.

2018 yılında BM de ilk kez Yolsuzluk ve çatışmalar konulu oturum düzenlendi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) yaptığı konuşmada, yolsuzluğun çatışmaları tetikleyebileceğine ve çatışmalar arttıkça da yolsuzluğun arttığına dikkati çekti.

Yolsuzluğun zengin, fakir, gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkelerde bulunduğuna işaret eden Guterres, ”Dünya Ekonomik Forumunun tahminlerine göre, yolsuzluğun maliyeti en az 2,6 trilyon doları ya da küresel gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5’ini buluyor. Dünya Bankasına göre ise işletmeler ve bireyler her yıl bir trilyon dolardan fazla rüşvet veriyor.” diye konuştu.

Yolsuzluğun siyasi ve sosyal kurumların çöküşünü hızlandırdığını ifade eden Guterres, yolsuzluğun istikrarsızlık, şiddet, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ve yasa dışı silah ticaretiyle bağlantılı olduğunu ve terörü finansa etmek için kullanılabileceğini söyledi. (Kaynak Yeniçağ: Yolsuzluğun maliyeti 2,6 trilyon dolar)

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley ise BMGK’nin ilk kez ”yolsuzluk ve çatışmalar” konulu bir toplantı düzenlediğine dikkati çekerek, yolsuzluğun istikrarsızlığı, şiddeti ve terörü körüklediğini belirtti.

Savaş ve çatışmaların önlenmesine her yıl milyonlarca dolar para ayrıldığını ve Uluslararası Şeffaflık Örgütüne göre dünyada yolsuzluğun en fazla yapıldığı 10 ülkeden 9’unun BMGK’nin gündeminde yer alan ülkeler olduğunu dile getiren Haley, BM’yi ise yolsuzlukla mücadeleyi çoğu zaman gözardı etmekle eleştirdi.

Ülkemizde ve dünyada  Siyasal Yolsuzluklar nedeniyle verimsiz alanlara yapılan yatırımlar dolayısıyla ekonomik büyüme geciktirilmekte olup çok büyük boyutlara varan kaynak israflarına da neden olunmaktadır.

Nitekim ülkemiz bu türden projeler nedeniyle bir proje mezarlığına dönüşmüştür.

Ankara Ticaret Odasının yapmış olduğu bir araştırmaya göre 1998 yılı itibariyle, ülkemizde yarım kalan yatırım sayısı 5.556 olup bugüne kadar bu yatırımlara harcanan para 130 milyar dolar civarındadır. Bu yatırımların tamamlanması için ihtiyaç duyulan kaynak miktarı ise 355 milyar dolar olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapımı yılan hikayesine dönen Ayaş Tüneline harcanan  para 200 milyon dolar civarındadır. Yine sırf siyasi nedenlerle birçok ilimize yapılan Hava Alanları şu an kullanılmamaktadır. Yine söz konusu araştırmaya göre, bu türden plansız yatırımlar nedeniyle iki yılda bitirilmesi gereken işin on yılda, dört yılda bitirilmesi gereken işin ise  yirmi dokuz yılda bitirilebileceği hesaplanmıştır.[i]

Bu ve bunun gibi çalışmalar göstermiştir ki devletin bu tür yatırımlar da popülist davranması sonucun da kamu kaynaklarının kullanımın da savurganlığın yanı sıra çeşitli yolsuzlukların oluşmasına da zemin hazırlanmıştır.  Popülist politikalar sonucu kamunun finansman ihtiyacında ki aşırı artışlar sonucunda hükümetler bu ihtiyacı karşılıksız para basarak yada hesapsız iç ve dış borçlanmalar yaparak gidermeye çalışmış olup, sonunda iç ve dış borçlarımız çevrilemez hale gelmiş, enflasyon ise bir türlü tek haneli rakamlara çekilememiştir. Bu gün için dış borçlarımızın miktarı , Gayri Safi Milli Hasılamıza oranı yaklaşık %65 civarındadır. Bu durum da ülkemizi gün geçtikçe ekonomik olarak dışa bağımlı hale getirmesinin yanında siyasi olarak ta dışa bağımlı hale getirmektedir ki bu durum Milli Egemenliğimizi bile tartışılır hale getirmektedir.

Her şeyden önce yolsuzluk, gerek yerli gerekse de yabancı yatırımcıların yatırım kararları ve yatırımın verimliliği üzerinde ciddi negatif etkilere sahiptir. Burada yolsuzluk, yatırım için gereken iznin verilmesinin belirli miktardaki bir rüşvet ödemesine bağlanması şeklinde karşımıza çıkmaktadır (bu miktar çoğu kez yatırımın değeri ile doğru orantılı olmaktadır). Bu yönüyle söz konusu bu yolsuzluk keyfi, tesadüfi ve önceden tahmin edilemeyen bir vergi niteliğindedir ve yarattığı belirsizlik nedeniyle yatırım yapma isteğini köreltmektedir.[ii]

Ayrıca ülkemizde maddi içerikli yolsuzluklar kadar önemli gördüğümüz adam kayırmacılık sayesinde kamuda karar alma sürecinde etkili olan görevler getirilen liyakat sız ve tecrübesiz kişiler yüzünden bazı önemli kamu projeleri , verimli bir şekilde ihale edilememekte yada bitirilmesinde kamu kaynakları optimal bir şekilde kullanılamadığı için kaynak israfına yol açılmaktadır. Öte yandan bu durum proje ve yatırımı yapacak olanın seçimine de etki ederek yatırım bütçelerinin yapısını da etkilemektedir. [iii]

Yolsuzluğun boyutları devlet bütçesini, kaynak dağılımını, adalet ve eğitim hizmetleri üzerinde farklı etkiler yapmaktadır. Yolsuzluğun Kamu Maliyesi üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bu etkileri kamu açıklarının büyümesi, kamu harcamalarında ki verimliliğin azalması ve vergi sistemindeki adaletin bozulması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca  yolsuzluklar sonucunda ekonomik faaliyetlerin ve kamu harcamalarının önem sırası da değişmektedir. Bu nedenle ekonomiye devlet müdahalesinin fazla olduğu ülkelerde şirketler üretim yapmak suretiyle gelir temin etmek yerine rant kollama faaliyetlerini takip suretiyle kolay yoldan para kazanma yolunu tercih etmektedirler. Bunun sonucunda ülkemizde olduğu gibi çalışmadan üretmeden kazanmaya alışmış bir ayrıcalıklı rantiye sınıfı oluşmaktadır. Hatta uygulanan ekonomi politikaları ile de bu durum desteklenmektedir. Örneğin asgari ücretten vergi alınır iken 650 milyara kadar ki faiz gelirinden vergi alınmamaktadır.

Yolsuzluk kamu gelirlerini azaltırken kamu harcamalarını artırmaktadır. Böylece yolsuzluk, daha büyük mali açıklara yol açarak hükümetin sağlam bir mali politika yürütmesini zorlaştırmaktadır.

Yolsuzluk, piyasaları ve kaynak dağılımını aşağıdaki nedenlerden dolayı bozmakta ve dolayısıyla ekonomik verimlilik ve büyümeyi azaltmaktadır:

Yolsuzluk, piyasa düzensizliklerini ortadan kaldırmak üzere hükümetin gerekli düzenleyici kontroller ve denetimleri yerine getirme yetisini sınırlamaktadır. Ayrıca hükümet, bankalar, gıda sektörü, ulaştırma faaliyetleri, mali piyasalar vb. üzerinde düzenleyici rolünü tatmin edici bir şekilde yerine getirememektedir. Piyasaya hükümet müdahalesi yolsuzluk tarafından güdülenirse, örneğin hükümet kendi özel çıkarları için monopoller oluşturursa, piyasa düzensizlikleri artabilmektedir.

Önceden belirtildiği gibi, yozlaşmış bir ortamda, kabiliyetli kişiler kabiliyetlerini rant sağlamak ve yolsuz faaliyetlerde bulunmak için kullanmaktadır. Bazı durumlarda, söz konusu faaliyetlerin negatif katma değerleri olmaktadır.

Rüşvet, keyfi bir vergi gibidir (yüksek refah maliyetleri ile). Yolsuzluk doğası gereği, aşırı bir yük oluşturmaktadır; çünkü rüşvet ödenmesi gereken şahısların aranıp bulunmasının maliyeti, görüşme ve rüşvet verme maliyetine eklenmelidir. Ayrıca, rüşvet sonucu elde edilen ahdi yükümlülükler daha kolay çiğnenebilmektedir.

Yolsuzluk, hükümetin ihale sözleşmelerinin uygulanması ve mülkiyet haklarının korunması gibi alanlardaki önemli rollerini zedelemektedir. Bir vatandaş, rüşvet ödeyerek taahhütlerinden ya da sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden sıyrılabiliyorsa ya da bir kişi mülkiyetten doğan haklarını yolsuzluk nedeni ile kullanamıyorsa hükümetin temel rolü zedelenmiş ve büyüme olumsuz etkilenmiştir demektir.

  • Geçmiş birkaç yılda, çeşitli analizler ve mevcut yolsuzluk endeksleri kullanılarak yapılan çalışmalar, yolsuzluğun ekonomik değişkenler üzerindeki etkisi hakkında önemli nicel sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu sonuçlar, yolsuzluğun, ülkelerin ekonomik büyüme oranları üzerinde olumsuz etkilerde bulunduğunu göstermektedir. Bu çalışmalardan bazılarına aşağıda değinilmiştir[iv]
  • Yolsuzluk, yatırımları ve bunun sonucu olarak da ekonomik büyümeyi daraltmaktadır. Yolsuzluğun yarattığı daha yüksek maliyetlerin ve belirsizliğin, yatırımlarda azalmaya neden olduğu düşünülmektedir. Bu analizde, yatırım oranlarındaki azalma, büyüme oranındaki düşüşün doğrudan bir sonucudur. Başka bir ifadeyle analiz, büyümeyi, yatırımın bir fonksiyonu olarak kabul eden bir üretim fonksiyonuna dayanmaktadır. Bütçesel kararları verenlerin yolsuzluk yapmasına pek imkan vermeyen eğitim ve sağlık gibi alanlara yönelik harcamaları azaltmaktadır.
  • Eğitim ve sağlık harcamalarını azaltan benzer nedenlerden dolayı, işletme ve bakım için gereken harcamaların yapılmasını engellemektedir.
  • Vergi idaresi ve gümrükler üzerindeki etkisi nedeniyle vergi gelirlerini düşürerek hükümetin gerekli kamu harcamalarını yapma gücünü azaltmaktadır.
  • Yabancı doğrudan yatırımları azaltmaktadır; çünkü yolsuzluk, vergi ile aynı etkiye sahiptir. Yolsuzluğun boyutları önceden ne kadar zor tahmin edilebilirse (çeşitliliği ne kadar fazlaysa) doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki etkisi de o kadar yüksek olmaktadır. Daha büyük bir belirsizlik, yolsuzluğu öngörülmeyen ve rast gele bir vergi haline getirmektedir. Böylece, yolsuzluğun artması ve öngörülemez niteliği, işletmeler için konan vergi oranlarının yükseltilmesiyle eşdeğerdir.

[i] Ekonomik Krizin İç yüzü, İsmail KÖSE, Ankara,2002

[ii] Aso Bülteni Mat-Nisan 2003

[iii] İTO Yayın No:2001-35 Türkiye de Yolsuzluğun Sosyo Ekonomik Nedenleri ve çözüm önerileri s.26 2001

[iv] Vito TANZİ (IMF Mali İşler Departman Sorumlusu) Dünya Çapında Yolsuzluk, Çeviren; Gamze KÖSEKAHYA .

Hakkında admin

Check Also

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR/ABDULLAH ÇAVUŞ(25.09.2020)

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×