Anasayfa / Manşet / TRT İDARİ PARA CEZALARINDA KABAHATLER KANUNU UYGULAMALARI/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

TRT İDARİ PARA CEZALARINDA KABAHATLER KANUNU UYGULAMALARI/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

TRT  İDARİ PARA CEZALARINDA KABAHATLER KANUNU
UYGULAMALARI

Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

I- GİRİŞ

TRT Gelirleri Kanununda
bandrolsüz cihaz satanlar için kesilecek olan cezaların yanında TRT Gelirleri
Kanuna tabi gelir unsurları ile ilgili olarak bilgi vermeyenlere kesilecek olan
cezaların “5326 sayılı kabahatler kanuna tabi bir idari para cezası” olup
olmadığı tabi ise kesilen cezaların Genel Bütçeye mi yoksa TRT Bütçesine mi
gelir olarak kaydedileceği konusu açıklık getirmek maksadıyla iş bu makale kaleme
alınmıştır.

3093 sayılı TRT gelirleri
kanununda düzenlenmiş olan iki ayrı idari para cezası türü ve fiili
bulunmaktadır.

Bunlar;

1-Bandrolsüz Cihaz Satan
Mükellefler Adına Kesilen İdari Para Cezaları

2- TRT Kurumu Tarafından
İstenilen Bilgi Ve Belgeleri Vermeyen Kurum Ve Kuruluşlar İle Mükellefler Adına
Kesilen İdari Para Cezaları

3093 sayılı kanunda idari para
cezalarına ilişkin hükümler aynen aşağıda detaylı olarak açıklanmaktadır.

II- TRT GELİRLERİ KANUNUNDA
CEZA HÜKÜMLERİ:

1- Bandrolsüz Cihaz Satanlara
Kesilecek Olan Cezalar:

3093
Sayılı TRT Gelirleri Kanun’un Cihazların imalat ve ithalatı ile gümrük girişi
başlıklı 3. maddesinde “ Bu
Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazları imal veya ithal edenler satıştan
önce; ticari ithalat maksadı dışında yurda getirenler de ithal işlemlerinden
önce, bandrol veya etiket almaya mecburdur. Bu bandrol veya etiketler Türkiye
Radyo – Televizyon Kurumu tarafından veya bu Kurumun yetkili kılacağı diğer
kurum veya kuruluşlar tarafından verilir.” hükmü yer almaktadır.

3093
sayılı Kanun’un Ceza hükmü başlıklı 6.
maddesinde “ Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazların
bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum
tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arz edilen her
cihazlar için kesilecek olan cezaya ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Bu
madde metni üzerinde 2008, 2009 ve son olarak 2017 yılında değişiklik
yapılmıştır.

Madde
metninin en son hali aynen aşağıdaki gibidir.

Ceza hükmü:

Madde 6 – (Değişik:
23/1/2008-5728/439 md.)

Bu Kanunun 1 inci maddesinde
belirtilen cihazların bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya
ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa
arzedilen her cihaz için hesaplanan bandrol ücretinin iki katı tutarında idarî
para cezası verilir. (Mülga ikinci
cümle: 18/6/2017-7033/28 md.) (…)
(Ek
cümleler: 16/6/2009-5904/37 md.)
Tahakkuku müteakip tebliğ edilen para
cezalarını ödemeyenler hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre işlem yapılır. Bu maddeye göre kesilecek idari para
cezalarına karşı, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren, bir ay içerisinde
yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.

Metnin
eski hali ise aşağıdaki gibidir.

Ceza
hükmü:

Madde
6 –

Bu Kanunun 1 inci maddesinde
belirtilen cihazların bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya
ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arz
edilen her cihaz için cihazın satış bedeli kadar idarî para cezası verilir. Bu
cihazları bandrolsüz veya etiketsiz satın alan, devralan veya kullananlara
bandrolsüz veya etiketsiz her bir cihaz için cihazın rayiç değerinin yarısı
kadar idarî para cezası verilir.”

Kanununun
değişmeden önceki hali ile değiştikten sonraki hali arasında bariz farklar bulunmaktadır.
Bunlar;

a-
Kanun değişikliği ile bandrolsüz cihaz satışı yapan imalatçı ve ithalatçıya
öteden beri satış faturasındaki KDV dahil satış bedeli kadar ceza kesilmekte
iken yeni düzenleme ile bundan vazgeçilmiş ve ceza tutarı ödenmeyen bandrol tutarının
2 katı olarak belirlenmiştir.

b-Bu cihazları bandrolsüz veya etiketsiz
satın alan, devralan veya kullananlara bandrolsüz veya etiketsiz her bir cihaz
için cihazın rayiç değerinin yarısı kadar idarî para cezası kesilmekte iken bu
ceza uygulamasına son verilmiştir. Yani artık bandrolsüz cihaz alanlara,
kullananlara para cezası kesilemeyecektir.

c-
Kanunun eski halinde imalatçı veya ithalatçıdan bandrolsüz olarak aldığı
cihazları nihai tüketiciye veya aracılara satan bayi ve perakendecilere ceza
kesilmekte iken yeni düzenleme ile bundan vazgeçilmiştir. Yeni düzenleme ile
sadece imalatçı veya ithalatçının kendisine ceza kesilmekte bayi veya aracı
diğer firmalara ceza kesilmemektedir.

d-
Kanunun eski halinde süresinde ödenmeyen para cezalarının cebri takibi için
özel bir düzenleme yapılmadığı için bandrol para cezalarının cebri takipleri
2004 sayılı İcra ve İflas kanuna göre yapılmakta iken yeni halinde özel
düzenleme yapılmış ve 6183 sayıl Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki
Kanuna göre cebri takip yapılmaya başlanılmıştır.

e-
Yapılan yeni düzenleme öncesi bandrol ana para alacağına ilişkin ödenmeyen
tutarlar yapılan özel düzenleme gereği 6183 sayılı kanuna göre yapılmakta
ferisi konumundaki cezalar ise 2004 sayılı kanuna göre yapılmakta ve birbirinden
çok farklı cebri takip usulleri uygulanmaktaydı. Yapılan düzenleme ile bu
çelişki ortadan kaldırılmıştır.

2- Bilgi Vermekten İmtina
Edenlere Kesilecek Cezalar:

3093
sayılı kanunda daha önce olmayan bir hüküm TRT Gelirleri Kanunu gereği inceleme
yapmak amacıyla Kurumda Mali Denetçi Kadrosu oluşturulması sonucu bu kişilere
bilgi verilmesini temin etmek amacıyla 2014 yılında 6552 sayılı torba kanunun
105. Maddesiyle ihdas edilmiştir.

3093
sayılı kanunun 5 . maddesinin (f) bendi aynen aşağıdaki gibidir.

f) (Ek: 10/9/2014-6552/105
md.) Kurum, bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken bandrol ücreti ve enerji payı
ile ilgili olarak firmalar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi ve
belge talebinde bulunabilir, ilgililere bandrole tabi cihazların kullanımına
veya satışına izin verilmeden veya gümrük işlemlerinden önce bandrol
yükümlülüğüne ilişkin olarak Kurumdan alınacak olan belgenin ibraz
zorunluluğunu getirebilir, bu yükümlülüklere uymayanlar ile istenilen bilgileri
vermeyenler hakkında Genel Müdürlük tarafından 5.000 Türk lirasına kadar idari
para cezası verilir. Verilen idari para cezaları tebliğ edildiği tarihten
itibaren bir ay içinde ödenir ve Kurum bütçesine gelir kaydedilir. Bu cezalar
hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri
uygulanır. Ödeme süresi içinde ödenmeyen idari para cezaları hakkında 6183
sayılı Kanuna göre işlem yapılır. Bu maddeye göre kesilecek idari para
cezalarına karşı, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren, bir ay içinde yetkili
idare mahkemesinde dava açılabilir.

II-KABAHATLER KANUNU:

5326
Sayılı Kabahatler Kanunu TBMM’ce 13.03.2005 tarihinde kabul edilmiş ve 31.03.2005
tarih ve 25772 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe
girmiştir.[1]

Anılan
Kanun 2 maddesinde kabahatin tanımı yapılmıştır. Buna göre kabahat; “Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım
uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.”
Şeklinde tanımlanmıştır.

5326
sayılı Kabahatler kanunun genel gerekçesinde ise kanunun çıkış amacı ile suç ve
kabahat arasındaki ayrım yapılmıştır.

Buna
göre;[2]

Haksızlık oluşturan bir fiilin suç veya
kabahat olarak tanımlanmasında, izlenen suç politikası etkili olmaktadır.
Ancak, bir fiilin suç veya kabahat olarak tanımlanmasında, bunun esasen
haksızlık ifade etmesi gerektiği hususu göz önünde bulundurulmalıdır. Esas
itibarıyla haksızlık ifade etmeyen, hukuka aykırı olmayan bir fiil hiçbir
surette suç veya kabahat olarak tanımlanamaz.

Haksızlıklar arasında bu yönde bir tasnif
yapılması durumunda; bu tasnifte, hukuka aykırı olan fiilin ifade ettiği
haksızlık içeriği esas alınmalıdır.

Bu bakımdan, esasen hukuka
aykırı olan ve haksızlık ifade eden fiiller arasında suç veya kabahat olarak
bir ayırım yapılması, bir nitelik farkı oluşturmamaktadır.

 Söz konusu tasnif, haksızlıklar arasındaki
nicelik farkına dayanmaktadır. Bu tasnif, haksızlıklar arasında sadece bir
işlem farklılığı doğurmaktadır.

Örneğin, suçlar kural olarak
ancak kasten işlenebilirler. Eğer kanunda açıkça belirtilmişse, taksirle
işlenen fiil de istisna olarak suç oluşturabilir. Buna karşılık, Tasarıda
benimsenen sisteme göre, kabahat türünden haksızlıklar kural olarak hem kasten
hem de taksirle işlenebilirler. Ancak, sadece kasten veya taksirle işlenebilen
fiilin kabahat oluşturabileceği konusunda kanunda hüküm bulunabilir.

Kabahatleri suç olmaktan ve
ceza kanunlarının kapsamı dışına çıkarma eğiliminin bir sonucu olarak; çeşitli
hususlarda düzenleme getiren özel kanunlarda bazı fiiller karşılığında idarî
yaptırımlar öngörülmektedir. Başka bir deyişle, bu fiiller, “idarî
suçlar” olarak tanımlanmaktadırlar.

Bu fiiller karşılığında,
genellikle parasal nitelikte bir yaptırım öngörülmektedir. Ancak, bu parasal
yaptırım, bir ceza hukuku yaptırımı olan “adlî para cezası” değil;
idarî yaptırım olarak “idarî para cezası” niteliği taşımaktadır.

Özellikle
ekonomik hayata ilişkin düzenlemeler kapsamında oldukça sık bir şekilde idarî
nitelikte ceza yaptırımlarına yer verilmektedir. Bu bağlamda yürürlüğe konan
kanunlarda veya kanun hükmünde kararnamelerde kazuistik hükümlere yer
verilmektedir. Bu kazuistik düzenlemeler arasında bir sistem birliğinin
varlığından söz edilemez. Bunlar arasında bir ahenksizlik hakim bulunmaktadır.
Bu nedenle, idarî nitelikteki yaptırımlarla ilgili olarak genel bir kanuna
ülkemiz açısından büyük bir ihtiyaç bulunmaktadır. Bu düşüncelerle hazırlanan bu
Tasarıda, idarî yaptırımları gerektiren fiiller yani kabahatler açısından
kanunîlik ilkesi, zaman bakımından uygulama ve sorumluluk esasları, zamanaşımı,
idarî yaptırımların hukukî niteliği, çeşitleri ve
sonuçları, bu yaptırımların yerine
getirilmesi rejimi gibi konular, bir sistematik çerçevesinde düzenlenmiştir.”
Denilmektedir.

Görüleceği üzere kanunun gerekçesinde idari
yaptırım kararları ile ilgili olarak çeşitli kanunlarda yapılmış olan
düzenlemelerde kazuistik hükümlere yer verildiği belirtilerek kanunun
gerekçesinin bu düzenlemeler arasındaki ahenksizliği düzensizliği gidermek
suretiyle bu tür yaptırım kararlarının düzenleyen çok sayıdaki kanun arasında
bir sitem birliği sağlamak olduğu belirtilmektedir. Buradan hareketle söz
konusu kanunun idari yaptırım kararlarını düzenleyen tüm kanun hükümleri ile
ilgili özel hükümler getirdiği anlaşılmaktadır.

         Öte yandan kabahatler kanunun Genel
Kanun Niteliği başlıklı 3. maddesine göre
Bu
Kanunun hükümlerinin sadece kanun yoluna ilişkin hükümleri ile ilgili özel
kanunlarında düzenleme bulunması halinde o hükümlerin geçerli olacağı bunun
dışındaki tüm kabahatler için ise kabahatler kanunu hükümlerinin uygulanacağı
hüküm altına alınmıştır.

Madde metni
aynen aşağıdaki gibidir.

GENEL KANUN NİTELİĞİ

   
   a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin
hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,

   
   b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin
kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,

   
   Uygulanır.

III- TRT İDARİ PARA CEZALARINDA
KABAHATLER KANUNU UYGULAMASI:

         Yazımızın
yukardaki bölümlerinde de ifade edildiği üzere, 3093 sayılı TRT gelirleri
kanununda düzenlenmiş olan iki ayrı idari para cezası türü ve fiili
bulunmaktadır.

Bunlar;

-Bandrolsüz Cihaz Satan
Mükellefler Adına Kesilen İdari Para Cezaları

– TRT Kurumu Tarafından
İstenilen Bilgi Ve Belgeleri Vermeyen Kurum Ve Kuruluşlar İle Mükellefler Adına
Kesilen İdari Para Cezaları

1- TRT İdari Para
Cezaları Genel Bütçeye Aktarılacakmıdır?

TRT 5018 sayılı Kamu Mali
Kontrol kanunu ve eklerinde bulunan devlet teşkilatı ile ilgili cetvellerde
kanunun ilk halinde var iken sonradan aşağıda sayılan gerekçelerle 5018 sayılı
kanun kapsamından çıkarılmıştır.

TRT anayasamız ile mali ve
idari özerk bir yapı olarak kurulmuş olup özel bütçeli bir kamu kurumudur.

Mali özerkliğini teminat
altına almak amacıyla 3093 sayılı TRT gelirleri Kanunu çıkarılmış olup, bu
kanunda sayılı gelirleri genel bütçenin dışında olup, faaliyetlerini bu
gelirler ile idame ettirmektedir.

Mevcut durumda TRT, Türkiye Ticaret
Siciline kayıtlı, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununa tabi, bilanço
esasına göre kanuni defterlerini tutan ve tek düzen muhasebe sistemine göre
mali tablolarını düzenleyen bir kurumdur.

Ayrıca TRT, KÎT finansman programı
kapsamında olduğundan, bütçe sürecini bütünüyle KİT sistemine göre
yürütmektedir ve KİT’lerin denetimini düzenleyen Anayasanın 165 inci maddesi
kapsamında, 3346 sayılı Kamu iktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük
Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri
çerçevesinde, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurumunun denetimine tabi
bulunmaktadır.

 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon
Kanununun 57 nci maddesinde, TRT’nin idari, mali ve teknik konularda Başbakanlık
Yüksek Denetleme Kurumunun denetimine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Bilindiği
üzere, KİT’ler ve KİT benzeri kamu şirketleri 5018 sayılı Kanun kapsamına
girmemektedir.

TRT’nin kapsamda kalması standartlara
uygun olmayacağı gibi, iş ve işlemlerini 5018 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde
yürütmesinde büyük zorluklarla karşılaşılmasının muhtemel olacağı görülmüştür
gerekçesiyle 5018 sayılı kanun kapsamından çıkarılmıştır.

5326 sayılı Kabahatler
Kanunu 17/3. Maddesinde;

“5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı
cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının
ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki kısmı
ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idarî para
cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli
idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir
kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları
ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir
kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği para
cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik durumunun
müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi
koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar
verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak
ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan
kısmının tamamı tahsil edilir.”

Hükmünden hareketle TRT
idari Para Cezaları Genel Bütçeye değil TRT bütçesine gelir olarak
kaydedilmektedir.

2- İdari Para Cezası İle
İlgili Tutanağı Kim Tarafından İmzalanacaktır?

5326 sayılı kanunun 22.
Maddesinde konuya ilişkin düzenleme yapılmış durumdadır.

Buna göre;

a- Kabahat dolayısıyla idarî
yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam
veya kamu görevlileri yetkilidir.

b- Kanunda açık hüküm
bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir.

TRT Gelirleri kanununda ceza
kesme yetkisine ilişkin yetki konusunda açık bir düzenleme yapılmadığı için TRT
tarafından 3093 sayılı kanun hükümlerine göre kesilecek olan idari para
cezaları bizzat TRT Genel Müdürü tarafından imzalanmalıdır.

3- TRT İdari Para Cezaları
İçin Düzenlenecek Tutanakta Bulunması Zorunlu Unsurlar ve Tebligat:

TRT Para Cezalarına ilişkin
düzenlenecek olan tutanakta asgari bulunması gereken hususlar kabahatler
kanunun 25. Maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre;

a) Hakkında idarî yaptırım
kararı verilen kişinin kimlik bilgileri ve adresi,

b) İdarî yaptırım kararı
verilmesini gerektiren kabahat fiili,

c) Bu fiilin işlendiğini
ispata yarayacak bütün deliller,

d) Karar tarihi ve kararı
veren kamu görevlilerinin kimliği,

Açık bir şekilde yazılır.

Bunların yanında;

a-Tutanakta, ayrıca kabahati
oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır.

b- Cezaya karşı dava açma
merci

c- Dava açma süresi

d- Ödeme Süresi

e- Erken Ödeme halinde indirim
miktarı

f- Ödeme yapılmaması halinde
uygulanacak müeyyideler

g-Ceza Tutarı

h-Taksitle ödeme imkanı ve
taksit sayısı

g- Ödeme için banka hesap
bilgileri

İdarî yaptırım kararı,
11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye
tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu,
mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.

4- Tahsilat İçin Kesinleşme
Şartı Varmıdır?

Genel bütçeye gelir
kaydedilmesi gereken idari para cezalarının 6183 Sayılı Kanuna göre takip ve
tahsil edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının
kesinleşmesi gerekmektedir.

 Kabahatler Kanunu, genel bütçeye gelir
kaydedilmesi gerekmeyen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarının takip ve
tahsilinde idari yaptırım kararlarının kesinleşme şartını aramamaktadır.

Ancak, bu idari para cezalarının düzenlendiği özel kanunlarda yer alan hükümlerin dikkate alınması gerekmektedir.

3093 Sayılı TRT Gelirleri Kanununda da kesinleşme ile ilgili özel bir hüküm bulunmamaktadır.

Kesinleşme; İdari yaptırım
kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmaması veya kanun yoluna başvurulması
halinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde idari para cezalarının
takip edilebilir aşamaya gelmesi, idari para cezasının kesinleşmesidir.

Açıklanan hükümler çerçevesinde genel bütçeye gelir kaydedilmeyen TRT İdari Para Cezalarına karşı dava açılmış olması TAHSİLATI DURDURMAZ.

5- TRT İdari Para
Cezalarında Ödeme Süresi ve Erken Ödeme İndirimi:

3093 sayılı TRT Gelirleri
kanunun yukarıda zikredilen 5 ve 6. Maddeleri hükmü gereğince kesilecek olan
idari para cezaları ilgiliye tebliğinden itibaren 1 AY içinde ödenmek
zorundadır.

Bu süre zarfında
ödenmeyenlerin cebri tahsil işlemleri ise anılan maddelerde bulunan açık
hükümler gereği 6183 sayılı kanuna göre yapılmaktadır.

5326 sayılı kabahatler
kanununun 17/5 maddesi hükmünde peşin ödeme indirimi düzenlenmiştir.

TRT İdarî para cezasını kanun
yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin
ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.

6- Dava Açma Merci ve Dava
Açma Süresi:

3093 sayılı kanunun 5/f bendi
ile 6/ bentlerinde dava açma merci ve süreleri konusunda özel düzenleme
yapılmıştır.

Buna göre; 3093 ayılı kanuna göre kesilecek idari
para cezalarına karşı, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren, bir ay içinde
yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.


[1] 31.03.2005 tarih ve 25772
sayılı Mükerrer Resmi Gazetede (http://rega.basbakanlik.gov.tr)

[2] www.tbmm.gov.tr  kabahatler kanunu tasarısı adalet komisyonu
raporu

Hakkında admin

Check Also

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR/ABDULLAH ÇAVUŞ(25.09.2020)

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×