Anasayfa / Manşet / TRT GELİRLERİ KANUNUNDA 5904 SAYILI KANUNLA YAPILAN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

TRT GELİRLERİ KANUNUNDA 5904 SAYILI KANUNLA YAPILAN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

TRT GELİRLERİ KANUNUNDA 5904 SAYILI
KANUNLA YAPILAN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER

Abdullah
ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

TRT
Gelirleri Kanununda 3 Temmuz 2009 tarihi resmi gazete de yayınlanan 5904 sayılı
kanunun 36 ve 37 maddeleriyle çok önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler
sonucu kanunun 4. Maddesinde öteden beri var olan matrah tanımındaki
belirsizlikler giderilmiştir.  Öteden
beri var olan uygulamada bandrole tabi cihaz imal eden mükellefler bandrol
ücretlerini “ FABRİKA ÇIKIŞ FİYATLARI” üzerinden hesaplarken, ithalatçı
mükellefler ise “İTHAL MALİYETİ” üzerinden hesaplayarak TRT den bandrol talep
etmekteydiler. Bununla birlikte meri hukukta bu iki kavramında tanımlanmış bir
karşılığı bulunmamaktaydı.

Yapılan
ilk düzenleme ile kavram belirsizliğine son verilirken imalatçı ve ithalatçı
açısından farklı matrah tanımlanmasının da önüne geçilmiştir.

Keza
mali mevzuat uygulamasında sadece TRT de var olan aslı 6183 sayılı kanuna göre
takip edilen ferisi ise 2004 sayılı kanuna göre takip edilen tezat uygulamaya
son verilmiş ve  bandrol ana para alacağı
ile ferisi konumundaki bandrolsüz cihaz satanlara adına kesilecek olan idari
para cezalarından kanuni ödeme süreleri içerisinde ödenmeyenlerin cebri
takipleri 6183 sayılı kanuna göre yapılmaya başlanılmıştır.

Bunun
sonucu uygulama birlikteliği sağlanmıştır.

5904 sayılı kanunla 3093 sayılı kanunda
yapılan bu değişiklikler aynen aşağıdaki gibidir.

MADDE 36 – 4/12/1984 tarihli ve 3093
sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununun 4 üncü maddesinin
(a) fıkrasında yer alan “Aşağıdaki cihazları imal veya ithal edenler satış
sırasında, fabrika çıkış fiyatı veya ithal maliyeti üzerinden bir defaya mahsus
olmak üzere,” ibaresi “Aşağıdaki cihazları imal edenler cihazın satış
faturasındaki (özel tüketim vergisi hariç) Katma Değer Vergisi matrahı, ithal
edenler ise Gümrük Giriş Beyannamesindeki (özel tüketim vergisi hariç) Katma
Değer Vergisi matrahı üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere;” şeklinde ve
aynı maddenin (d) fıkrası ise “Bu maddede belirtilen oranları topluca veya ayrı
ayrı iki katına kadar artırmaya veya kanuni oranı sıfıra kadar indirmeye, (a)
fıkrasının 6 numaralı bendi kapsamında bandrole tabi olan cihazları türleri ve
özellikleri itibarıyla gruplandırmaya ve her bir grup için farklı bandrol
oranları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiştir.

         MADDE
37 – 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununun 6 ncı
maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“Tahakkuku müteakip tebliğ edilen para
cezalarını ödemeyenler hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre işlem yapılır. Bu maddeye göre kesilecek idari para
cezalarına karşı, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren, bir ay içerisinde
yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.”

Değişiklik
öncesi uygulama ile değişiklik sonrası uygulama ve değişiklik gerekçeleri
aşağıdaki gibidir.

1- BANDROL ÜCRETİ MATRAHI KONUSUNDAKİ
DÜZENLMELER:

3093
sayılı Kanundaki mevcut düzenlemeye göre bandrol ücretinin hangi matrahlar
üzerinden tespit edileceği hususu imalatçılar ve ithalatçılar için farklı
düzenlenmiştir.

Buna
göre;

1-İmalatçılar
Fabrika çıkış fiyatı üzerinden

2-İthalatçılar
ise İthal Maliyeti üzerinden

Kanunda
tespit edilmiş oranlar üzerinden bandrol ücreti hesaplamak durumundadırlar.

Bu
durum özellikle ithal maliyeti konusunda meri mevzuatta bir tanım veya
düzenleme olmadığı için çeşitli sıkıntılara ve karışıklıklara neden olmaktadır.

Gümrük
Mevzuatında İthal Maliyeti diye bir kavram bulunmamaktadır. Bunun yerine Gümrük
Değeri Kavramının yanında, CİF ya da FOB bedeli ile ithalat kavramları
bulunmaktadır.

Bunların
yanında uygulamada da İthal Maliyeti Kavramının net olarak tanımı yapılabilmiş
değildir.

Öte
yandan 3093 sayılı kanunun 4. maddesinde sayılan bandrole tabi ürünlerden
birleşik cihazlar ile ithalatçı firmaların tek bir ithalat ile değişik türden
malı aynı anda ithal etmeleri halinde bandrole tabi ürünlerin ithal maliyetini
tespit etmekte ve buradan hareketle uygulamada çeşitli güçlükler yaşanmaktadır.

Nitekim
TRT tarafından İthal Maliyeti kavramı konusunda Gümrük Müsteşarlığı ve Gazi
Üniversitesinden görüş istenilmiştir.

Gazi
üniversitesi İktisadi idari Bilimler Fakültesi Dekanlığınca verilen görüşte
ithal maliyeti kavramı; cihazların bedeli ile bu cihazların ithalatçı firmaya
gelişine kadar tüm giderler (Akreditif giderleri, Gümrük Vergisi ve Resimleri,
navlun, sigorta vb.)toplamı, olarak açıklanmıştır.

Başbakanlık
Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nden alınan yazıda ise ithal
maliyeti kavramı ile ilgili olarak; eşyanın CİF bedeli(CİF= FOB
değeri+sigorta+navlun), Katma Değer Vergisi, Gümrük Vergisi ile diğer vergiler
toplamı, ithal maliyetini teşkil eder denilmektedir.

Gelen
cevaplardaki farklılık ve uygulamadaki zorluklar dikkate alınarak; Genel
Müdürlük Makamında Sanayi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı,
Gümrük Müsteşarlığı, Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığı yetkilileri ile toplantı
düzenlenmiş ve bu toplantı sonucunda alınan 23.05.2000 tarihli TRT yönetim
kurulu kararına göre ise;

Uygulamanın
Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin görüşü doğrultusunda
sağlanması için firmalara yazı yazılmıştır.

Öte
yandan bandrole tabi olmayan cihazlar ile bandrole tabi cihazların aynı anda
ithal edilmesi ya da birleşik cihazların ithal maliyetinin tespitinde de
uygulamada güçlükler bulunması nedeniyle, bandrol matrahının tespitinde
firmaların beyanına göre işlem yapılması kararlaştırılmıştır.

Buna
rağmen bu uygulama sorunları çözmemiştir.

Şöyle
ki ; anılan Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, Gümrük beyannamesi üzerindeki
ÖTV dahil KDV matrahı üzerinden bandrol alınmakta iken, Maliye Bakanlığının 16
numaralı sirküsü ile yapılan düzenleme sonucu ÖTV hariç KDV matrahı üzerinden
bandrol alınması gerektiği hususu düzenlenmiş ve bir başka sıkıntı daha ortaya
çıkmıştır.

Son
olarak birleşik cihazlar için hangi matrah ve oran dikkate alınarak bandrol
ücreti hesaplanacağı açık olarak belirtilmediğinden dolayı uygulama
birlikteliği oluşmamış ve bazı firmalar konuyu yarıya taşımıştır.

Yapılan düzenleme ile yukarıda izah edilen
karışıklıklara neden olan İthal maliyeti kavramı yerine ithalatçılar için
bandrol matrahı olarak “ÖTV Hariç KDV matrahı” tanımlaması getirilmek suretiyle
uygulamadaki matrah karmaşasına ilişkin sorun çözülmüştür.

Diğer
taraftan, 3093 Sayılı Kanunda sayılan birleşik cihazların dışında kalan ve
teknolojideki gelişmelere paralel olarak sürekli çeşitlenmekte olan, bünyesinde
radyo ve/veya TV alıcısı barındıran diğer birleşik cihaz olarak sayılan ürünler
için, hangi matrah ve oran dikkate alınarak bandrol ücreti hesaplanacağı açık
olarak belirtilmediğinden uygulamada ciddi sıkıntılar yaşanmıştır.

Yapılan
düzenleme ile uygulamada yaşanmakta olan haksız rekabetin önüne geçilmesi ve bu
konuda firmaların kişisel inisiyatifine bırakılmış olan, beyan esasına ilişkin
firma yetkilerinin kaldırılarak, matrahın kanunla tüm firmalar için objektif
olarak belirlenmesi suretiyle, uygulamada karşılaşılan sıkıntıların önüne
geçilmiştir.

2- BANDROL ASLI 6183 SAYILI KANUNA FERİSİ OLAN CEZASI 2004 SAYILI
KANUNA GÖRE TAKİP UYGULAMASINA SON VEREN DÜZENLEMELER

3093
Sayılı Kanunun 6. maddesine göre, alacağın ferisi konumunda sayılan bandrolsüz
cihaz satan firmalara kesilecek olan idari para cezalarında daha önce 6.
maddenin son paragrafında mevcut olan benzer düzenleme 23.01.2008 tarih ve 5728
sayılı kanunun 439. maddesiyle kaldırıldığı için bu tarihten sonra idari para cezalarında
kanuni ödeme süresi içerisinden ödenmeyenler için genel hükümlere göre cebri
tahsilat/takibat  işlemleri yapılmaya
başlanılmıştır.

Bu
durumda bandrol alacağının aslının takip işlemleri 6183 Sayılı Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine tabi olur iken, ferisi
konumundaki idari para cezalarında 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri
geçerli olmaya başlanmıştır.

Bunun
sonucunda;

1-Alacağın
aslına firmalarca yapılacak olan itirazlarda itiraz mercii İdare Mahkemeleri
olur iken, ferisi konumundaki cezalar için ise itiraz mercii Ceza Mahkemeleri
olmuştur.

2- Öte
yandan zaman aşımı sürelerinde de farklılıklar oluşmuştur. Şöyle ki alacağın
aslı için 6183 Sayılı Kanunda 5 yıllık zaman aşımı süresi öngörülmüş iken,
ferisi konumundaki cezalar için ise özel düzenleme kaldırıldığı için genel
hükümlerden hareketle, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu çerçevesinde nispi
cezalarda 8 yıllık bir zaman aşımı söz konusu olmuştur.

Bunun
sonucunda bandrol alacağı için firmalarca açılan davalarda; İdare
Mahkemelerinde alacağın aslı için açılan davalar TRT lehine sonuçlanmakta iken
ferisi için Ceza Mahkemelerinde açılan davalar TRT aleyhine sonuçlanmaya
başlamıştır.

Öte
Yandan Ceza Mahkemelerince verilen bazı kararlarda da, 5326 Sayılı Kabahatler
Kanunu hükümlerindeki 8 yıllık zaman aşımı süreleri de dikkate alınmamakta,
bunu yerine Türk Ceza Kanunundaki zaman aşımı için yapılan özel düzenleme
dikkate alındığı görülmektedir.

5326
Sayılı Kabahatler Kanunun soruşturma Zaman aşımı başlıklı 20/3 maddesinde
“Nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz
yıldır” şeklinde özel düzenleme bulunmaktadır.

Ancak
bu özel düzenlemeye rağmen Ceza Mahkemelerince verilen kararlarda, 8 yıllık
zaman aşımı süreleri de dikkate alınmamakta, bunu yerine Türk Ceza Kanunundaki
zaman aşımı için yapılan özel düzenleme dikkate alındığı görülmektedir. Bunun
sonucu ise zaman aşımı olarak 2 yıllık süre baz alındığı görülmektedir.

Son
olarak davalar farklı mahkemelerde görüldüğü için sonuçlanma tarihlerindeki
farklılıktan dolayı alacağın tahsilinde başka güçlüklerde yaşanmıştır.

Bu tespitlerden hareketle, Kanun değişikliği ile TRT bandrol  ana para alacağı ile buna ilişkin idari para cezalarından kaynaklı alacaklarının takibinde uygulama birlikteliğinin sağlanmasının yanında yukarda zikredilen karışıklıkların ve sıkıntılarında önüne de geçilmiştir.

Hakkında admin

Check Also

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR/ABDULLAH ÇAVUŞ(25.09.2020)

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×