Anasayfa / Manşet / MUHASEBE VE DENETİM  MESLEĞİ/Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı (03.10.2020)

MUHASEBE VE DENETİM  MESLEĞİ/Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı (03.10.2020)

MUHASEBE VE DENETİM  MESLEĞİ

Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı (03.10.2020)

Muhasebe, devlet ve işletmeler dahil toplumun tüm kesiminin ihtiyaç duyacağı finansal tabloların hazırlanmasını üstlenen bir bilim dalıdır. Kanunlara dayanan resmi yetkiler ile parasal değeri olan belgeleri kaydeden, sınıflandıran, analiz eden ve raporlanması görevini üstlenen kişilere muhasebe meslek mensupları denilmektedir.

Muhasebe, bilinenin aksine tarihin en eski hatta ilk mesleğidir. Muhasebenin, dünyanın ilk mesleklerinden birisinin olmasının temelinde, yerleşik hayata geçip tarım yapan göçebe toplulukların kayıt tutma gereklilikleri yatmaktadır. İlk muhasebe kayıtları, kil ve taşlar üzerinde yapılmıştır. Arkeologlar, tarihte ilk muhasebe kaydına M.Ö. 3400 – M.Ö. 3000 yılları arasındaki kil tabletlerle ulaşmışlardır.

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre muhasebe Arapça kökenli bir kelime olup “hesaplaşma, karşılıklı hesap görme” şeklindedir.

Muhasebenin sözlük anlamı; Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme, Hesap işleriyle uğraşma, Hesapların bütünü, Hesap işlerinin yürütüldüğü yer, saymanlık olan muhasebenin tanımı, işletmenin varlıkları ve kaynakları ( sermayesi ve borçları) üzerinde değişme yaratan ve para ile ifade edilen mali nitelikli işlemlere ait bilgileri; kaydetmek, sınıflandırmak, özetlemek, analiz etmek ve yorumlamak suretiyle ilgili kişi ve kurumlara raporlar halinde sunan bir bilgi sistemidir.

İngilizcede muhasebe ile ilgili farklı tanımlarda mevcuttur.

Bunlar;

1-Muhasebenin tanımı; Ekonomik kararlar verebilmek için finansal bilgilerin sistematik olarak derlenmesi ve toplanmasıdır.

2- Muhasebenin tanımı; bir organizasyonun ekonomik hareketlerinin sistematik olarak derlenmesi ve analizidir

Muhasebe, işletmenin kaynaklarının oluşumunu, bu kaynakların kullanılma biçimini, işletmenin faaliyetleri sonucunda meydana gelen artış veya azalışları ve işletmenin mali yönden durumunu açıklayan bilgileri sunan ve bu bilgileri ilgili zümrelere ileten bilgi sistemdir.

Muhasebenin temel fonksiyonları arasında bulunan kaydetme, sınıflandırma, özetleme ve raporlama fonksiyonları muhasebenin birinci işleviyken, analiz ve yorumlama fonksiyonu ise muhasebenin ikinci işlevi olarak görülmektedir.

Küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin yol açtığı değişen koşullar, her alanda olduğu gibi muhasebe mesleğini de etkilemiştir. Günümüzde artık muhasebe mesleği klasik bir yöntem olarak sadece kayıt tutma olmaktan çıkarak yeni bir misyon ve vizyon yüklenmiştir.

Bilgi teknolojisinin muhasebe alanında ortaya çıkardığı yeni beceri türlerinin, muhasebe meslek mensupları tarafından benimsenerek öğrenilmesi zorunludur. E- defter, e- kayıt, e fatura, e- belge, e- arşiv ve e- denetim gibi teknolojik kavramlar teknolojik gelişmelerin son yıllarda muhasebe mesleğine sağladığı yeniliklerden bazılarıdır. Endüstri 4.0 ile beraber dördüncü sanayi devrimine geçilmiş ve teknolojinin gelişmesi ile muhasebe mesleği değişime uğramıştır.

Bu değişimler ile muhasebe mesleğinde yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmıştır. Muhasebe meslek elemanları artık kayıt tutmanın ötesinde yeni görevler üstlenmiştir. Ortaya çıkan yeni uzmanlık alanları ile kendisini geliştirmiş, yeniliklere açık meslek elemanlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

3568 sayılı kanunun lafzı ve ruhuna birlikte bakıldığında mesleki alanda uzmanlaşma temelini esas alarak kanunu hazırlandığı görülmektedir.

Keza SMMM mesleğine giriş özel sınavlara tabi tutulmuş olup, meslekteki 3yıl stajyerlik süresi ve devamında yapılan yerlilik sınavları da uzmanlaşmanın bir ölçütüdür.

Öte yandan meslek YMM lik mesleğinin oluşumuyla kendi içinde muhasebe yapan ve denetleyen olarak  ikiye ayrılmıştır.

Literatürde DENETİM tanımı aşağıdaki gibidir.

DENETİM; olgu ve olayların gerçek mahiyetlerinin ilgili mevzuat, standart ve ilkelere uygun olarak kayıtlarda yer alıp almadığını araştırıp sonuçlandıran ve bu sonuçları tarafsız olarak delilleri ile ortaya koyarak kanaat beyan eden sistematik bir çalışmadır.

DENETİM; olması gerekenle fiili durum arasındaki karşılaştırma anlamına gelen murakabe; defterlerin ve kayıtların gözden geçirilmesi anlamına gelen revizyon; zaman zaman yapılan bir gözden geçirme ile işlerin yasalara, emir ve yönergelere göre yürütülüp yürütülmediğini tespit etmek anlamına gelen teftiş; uygulama sonuçları ile ulaşılmak istenin amaçların karşılaştırılması anlamına gelen kontrol gibi kavramların tümünü içine alan bir üst kavramdır.

Mali Açıdan Denetim; iktisadi faaliyet ve olaylarla ilgili iddiaların önceden saptanmış ölçütlere uygunluk derecesini araştırmak ve sonuçları ilgi duyanlara bildirmek amacıyla tarafsızca kanıt toplayan ve bu kanıtları değerleyen sistematik bir süreçtir.

Mali açıdan denetimin konusu; ekonomik faaliyetle ve olaylara ilişkin bilgilerdir. Ekonomik faaliyetler ve olayla ile bunlara ilişkin bilgiler arasındaki bağlantıyı örgütün bilgi sistemi ve muhasebe süreci sağlar.

Bu nedenle denetimin konusu; bilgi sistemini ve muhasebe kayıt ortamı ile mali tablolarda, iç raporlarda ve vergi beyannamelerinde yer alan bilgileri kapsar.

Kurumların ve işletmelerin hukuk düzenine uygun faaliyette bulunup bulunmadıklarını belirlemek, çıkar ilişkisinde bulunan kişilere ve devlete hesap verme yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak amacıyla kayıt ve belge düzeni getirilmiş; belirli dönemlerde faaliyetlerle ilgili sonuçların ilgili kişilere ve devlete raporlanması zorunlu tutulmuştur. Faaliyet sonuçlarının işletmelerle çıkar ilişkisinde bulunan kişiler ve devlet adına araştırılması yasalarla zorunlu hale getirilmiştir.

Mali tabloların hazırlandığı muhasebe sürecinin amaçları ve yöntemleri ile, bu tabloların güvenilirliklerinin araştırıldığı denetim surecinin amaçları ve yöntemleri arasında önemli farklılıklar vardır.

Muhasebe, denetlemenin temel dayanağı; denetleme ise, muhasebenin yasalara, kurallara, ilkelere ve yöntemlere uygunluğunun sağlanmasıdır.

Muhasebe denetimi, muhasebenin eksiklerini ve aksayan yönlerini ortaya çıkaran bir fonksiyon üstlenmektedir.

Sonuç olarak, muhasebesiz denetleme dayanaksız; denetimsiz muhasebe ise sağlamasızdır.

Nasıl ifade edilirse edilsin, denetimin tanımının temelinde, herhangi bir nedenle kendilerine kaynak tahsis edilen kişi veya birimlerin, kaynakları nasıl kullandıklarının muhasebesi niteliğinde olan hesap verme sorumluluğu kavramı vardır

Özetle muhasebe ve denetim meslekleri en üst uzmanlık seviyesinde eğitim, bilgi, donanım isteyen  kariyer meslekler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Nitekim 3568 sayılı kanunun mesleğin konusu başlıklı madde incelendiğinde ifa edilen mesleğin bir uzmanlık ve kariyer mesleği olduğu açıkça görülmektedir.

Muhasebecilik Mesleği, 1989 yılında çıkarılan “Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanunu” Türkiye’de muhasebecilik mesleğinin şartlarını ve çalışma konularını belirlemiştir.

Bu sayede bir süre sonra tek düzen muhasebe sistemine geçilmiş ve muhasebeciler arasında uygulama farklılıkları ortadan kalkmıştır. Türkiye’de muhasebe meslek mensupları üç ünvana ayrılmaktadır.

Fakat daha sonra yapılan bir kanun değişikliği ile Serbest muhasebecilik ünvanı kaldırılmış ve böylece iki ünvan bulunmaktadır.

1- Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM)

2- Yeminli Mali Müşavir (YMM)

Mesleğinin konusu 3568 sayılı kanunun 2. Maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde aynen aşağıdaki gibidir.

Mesleğin konusu Madde 2 –

A) Muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu: Gerçek ve tüzelkişilere ait teşebbüs ve işletmelerin;

a) Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, karzarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak.

b) Muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek veya bu konularda müşavirlik yapmak.

c) Yukarıdaki bentte yazılı konularda, belgelerine dayanılarak, inceleme, tahlil, denetim yapmak, mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak. Yukarıda sayılan işleri; bir işyerine bağlı olmaksızın yapanlara serbest muhasebeci mali müşavir denir.

 B) Yeminli mali müşavirlik mesleğinin konusu:

(A) fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yazılı işleri yapmanın yanında Kanunun 12 nci maddesine göre çıkartılacak yönetmelik çerçevesinde tasdik işlerini yapmaktır.

Yeminli mali müşavirler muhasebe ile ilgili defter tutamazlar, muhasebe bürosu açamazlar ve muhasebe bürolarına ortak olamazlar.

Meslek mensubu olabilmenin genel şartları 3568 sayılı kanunun 4. Maddesinde düzenlenmiştir.

Bunlar aşağıdaki gibidir.

a) T.C. vatandaşı olmak (yabancı serbest muhasebeci mali müşavirler hakkındaki hüküm saklıdır).

b) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak.

c) Kamu haklarından mahrum bulunmamak.

d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.

e) Ceza veya disiplin soruşturması sonucunda memuriyetten çıkarılmış olmamak.

f) Meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları bulunmamak.

Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmenin özel şartları ise 3568 sayılı kanunu 5.ci maddesinde düzenlenmiş olup bunlar aynen aşağıdaki gibidir.

a) Hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokullardan veya denkliği Yükseköğretim Kurumunca tasdik edilmiş yabancı yükseköğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olmak veya diğer öğretim kurumlarından lisans seviyesinde mezun olmakla beraber bu fıkrada belirtilen bilim dallarından lisanüstü seviyesinde diploma almış olmak.

b) En az üç yıl staj yapmış olmak.

c) Serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavını kazanmış olmak.

Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavında başarılı olduktan sonra yeminli mali müşavirlik sınavını vermiş olanlarda, serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavını kazanmış olma şartı aranmaz.

d) Serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış olmak.

Yeminli mali müşavir olabilmenin özel şartları ise 3568 sayılı kanunun 9. Maddesinde düzenlenmiş olup aynen aşağıdaki gibidir.

a) En az 1O yıl serbest muhasebeci mali müşavirlik yapmış olmak,

b) Yeminli mali müşavirlik sınavını vermiş olmak,

c) Yeminli mali müşavir ruhsatını almış olmak,

Şartları aranır.

Şu kadar ki, kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış olanların, bu yetkiyi aldıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ve bunların bilanço esasında defter tutan özel kuruluşların muhasebe birimlerinde birinci derece imza yetkisini haiz, muhasebenin fiilen sevk ve idare edilmesinden veya mali denetiminden sorumlu olarak geçen hizmet süreleri, yeminli mali müşavirlik ve serbest muhasebeci mali müşavirlik şirketlerinde geçen hizmet süreleri; serbest muhasebeci mali müşavirlerden bir işyerine bağlı olarak çalışanların bu işyerlerinde geçen hizmet süreleri ile hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında öğretim üyeliği veya görevliliği yapmış olanların bu hizmetlerinde geçen süreleri serbest muhasebeci mali müşavirlikte geçmiş süre olarak kabul edilir. (Ek cümle: 10/7/2008-5786/5 md.) Ancak, kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış olanlardan yeterlilik sınavında başarılı olamayanların, sınav tarihinden sonra vergi inceleme yetkisini haiz olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri dikkate alınmaz.

Kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlar, yeterlilik sınavını kazandıkları tarihten itibaren açılacak yeminli mali müşavirlik sınavlarına genel hükümlere göre katılabilirler. Ancak, bunların yeminli mali müşavir ruhsatını alabilmeleri için birinci fıkranın (a) bendindeki süreyi tamamlamaları şarttır.

Bunların dışında 660 sayılı KGK kuruluş kararnamesi ve 6102 sayılı TTK ile BAĞIMSIZ DENETİM ve BAĞIMSIZ DENETÇİLİK MESLEĞİ alanında önemli düzenlemeler yapılmıştır.

Türkiye de şu an en çok aranan nitelikli elemanların başlarında muhasebe elemanları gelmektedir. Böyle ilgi gören bir alanın da önemi büyük olmaktadır. Muhasebe günümüz Türkiye’sinde en çok önem verilen ve en çok iş alanına sahip olan bir meslek durumundadır.

Muhasebeyi, kişiler ve işletmeler açısından düşündüğümüzde durum böyle iken bir de muhasebe öneminin devlet ve üçüncü kişiler tarafından da önemi büyüktür. Muhasebe devlet açısından da, vergi yükünün hesaplanmasında son derece önemli bir sistemdir. Kişiler ve işletmeler devlete ne kadar vergi vereceğini muhasebe sayesinde hesaplarlar. Her kuruluş bir dönemdeki faaliyetlerine ve bu faaliyetlerden ne kadar kar/zarar yaptığına göre devlete vergi vermektedir.

Gerçek kişiler ve tüzel kişilerin ne kadar kar veya zarar yaptıklarını hesaplamak ta tabiki muhasebe sisteminin görevidir. Çıkan sonuçlara göre devlete verilecek vergiler de muhasebe sayesinde hesaplanarak ve bildirilerek vergi borcu yerine getirilmiş olur.

Üçüncü kişiler de muhasebe sistemi sayesinde, özellikle şirketlerin durumları hakkında bilgi sahibi olurlar ve ona göre şirketlerle iş ortaklığında bulunup bulunmayacaklarına karar verirler. Kişiler de şirketlerin durumlarını inceleyerek şirket ile alışveriş yapmak, şirketin hisse senedini almak gibi işlemleri tercih edebilirler.

Bu sonuçlara ulaşmak için en önemli unsur iyi bir muhasebe sistemidir. Muhasebe sistemi olmayan bir kuruluş hakkında ne işletme sahipleri, ne işletme ortakları, ne işletme çalışanları, ne devlet ne de üçüncü kişiler bilgi sahibi olabilirler ve kuruluşun geleceği hakkında yön verebilirler.

Kısaca muhasebecilik mesleğinin önemi gün geçtikçe artmaktadır.

Kimilerine gör ülkemizde son yıllarda yaşanan hızlı dijital dönüşüm ile muhasebe mesleğinde bilgisayar teknolojinin ve gelişmiş özel proğramların yoğun olarak kullanılmaya başlanılmasıyla birlikte MUHASEBECİLERİN önemi azaldı denilse de  bu düşünceye katılmamaktayız.

Yaşanan bu süreçler muhasebecilik mesleğinde UZMANLAŞMA ve KURUMSALLAŞMA yı beraberinde getirecektir. Keza bu uzmanlaşma sayesinde mesleğin önemi giderek artacaktır. Uzmanlaşma ve Kurumsallaşma ayrı bir yazımızın konusu olacaktır.

Hakkında admin

Check Also

SMMM LERİN KDV İADE RAPORU DÜZENLEME YETKİSİNE NEOLDU? Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı (19.09.2020)

MMM LERİN KDV İADE RAPORU DÜZENLEME YETKİSİNE NEOLDU? Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı (19.09.2020) Bilindiği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×