Anasayfa / Manşet / BANDROLSÜZ CİHAZ SATANLARA CİHAZ BEDELİ KADAR KESİLEN PARA CEZASI ANAYASAYA AYKIRIMIDIR?/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

BANDROLSÜZ CİHAZ SATANLARA CİHAZ BEDELİ KADAR KESİLEN PARA CEZASI ANAYASAYA AYKIRIMIDIR?/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

BANDROLSÜZ CİHAZ SATANLARA CİHAZ BEDELİ
KADAR KESİLEN PARA CEZASI ANAYASAYA AYKIRIMIDIR?

Abdullah
ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

Bandrole tabi cihaz üreticileri veya
ithalatçıları 3093 Sayılı TRT Gelirleri kanunu 3. Maddesi hükümleri gereği TRT
den nakden veya Teminat Mektubu karşılığı nakit ödemeden vadeli olarak bandrol
almak zorundadırlar.

Vadeli olarak alınan bandrollere ilişkin
bandrol ücreti ödemeleri ise kanunda yazılı matrah ve nispetler dahilinde
hesaplanacak ve satışı takip eden 3. Ayın onuna kadar TRT ye verilecek olan
bandrol ücreti bildirim beyannamesi ile bildirilecek ve bu süre zarfında da
ödemesi yapılacaktır.

3093 sayılı kanunda TRT bandrollerinin ne
zaman alınacağına dair düzenleme 3. Madde de yapılmış olup bu maddesin
değişmeden önceki halinde bandrole tabi cihaz imalatçı ve ithalatçı mükellefler
TRT den bu cihazları almadan önce bandrol almak zorundaydılar.

6552 sayılı kanunla 3093 sayılı kanunun 3.
Maddesinde 2014 yılında yapılan  değişiklik ile satıştan önce alam zorunluluğu
imalatçılarda kalmış, ithalatçılara ise ithal ettikleri bandrole tabi cihazlar
için gümrüklerde serbest dolaşıma giriş anında bandrol alma mecburiyeti
getirilmiştir.

Kanunda belirtilen zamanlarda bandrol almayan
ve bandrolsüz cihaz satan mükellefler kesilecek ceza konusundaki düzenleme ise
3093 sayılı kanunun 6. Maddesinde yapılmıştır.

I- BANDROLSÜZ CİHAZ SATANLARA KESİLECEK
İDARİ PARA CEZASI TUTARI:

Anılan 6. Maddenin 18. 06.2017 tarih ve
7033 sayılı kanunla değişmeden önceki hali aşağıdaki gibidir.

MADDE
6 – Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazların bandrolsüz veya
etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz
veya etiketsiz satılan veya satışa arzedilen her cihaz için cihazın satış
bedeli kadar idarî para cezası verilir. Bu cihazları bandrolsüz veya etiketsiz
satın alan, devralan veya kullananlara bandrolsüz veya etiketsiz her bir cihaz
için cihazın rayiç değerinin yarısı kadar idarî para cezası verilir.

Madde metninden açıkça görüleceği üzere
bandrolsüz cihaz satanlar adına kesilecek olan idari para cezası bazı vergi
kanunlarında olduğunun aksine kaçırılan/ödenmeyen bandrol ücreti tutarının
katları şeklinde değildir.

Madde metnin de sadece bandrol
mükelleflerine değil bandrolsüz cihazın perakende satıcıları ile bu cihazları
alan, kullananlara da ceza önerilmiştir.

Buna göre;

1-Bandrolsüz cihaz satan ithalatçı ve
imalatçılara CİHAZIN KDV DAHİL SATIŞ BEDELİ KADAR ceza kesilmesi kanunun amir
hükmüdür.

2- Bu cihazları bandrolsüz veya etiketsiz
satın alan, devralan veya kullananlara bandrolsüz veya etiketsiz her bir cihaz
için cihazın rayiç değerinin yarısı kadar idarî para cezası verileceği hüküm
altına alınmıştır.

Bandrol ücreti oranı %10 olarak
belirlenmiş olan  1.000 TL değerindeki
bir cihaz için bunun %10 u oranında 100 TL tutarında bandrol ücreti
hesaplanması gerekir iken bu cihazın bandrolsüz satılması halinde yaklaşık 10
katı tutarında İDARİ PARA CEZASI kesilmesi gerekmektedir.

Hatta bu cihazın satış faturasında ilave KDK
sininde olduğu görüldüğünde kesilen ceza yaklaşık 11 kat gibi büyük bir ceza
olmaktadır.

İşlem büyükleri dikkate alındığında bu
cezalar kimi zaman ödenmesi mümkün olmayan tutarlara bile ulaşabilmektedir.

Nitekim TRT bütçesi incelendiğinde Şüpheli
Alacak olarak gözüken çok yüksek tutarları bazı rakamların bu tür kesilen idari
para cezalarına ilişkin olduğu görülecektir.

Bu idari para cezası uygulaması 2017 yılına
kadar bu şekilde uygulanagelmiştir.

2017 yılında ise değişiklik yapılmak
zorunda kalınmıştır.

Zorunda dememizin iki sebebi
bulunmaktadır.

1- Cezalardaki yükseklik yanında vergi
cezalarındakine benzer uzlaşma kurumunun olmayışı dolaysıyla tahsili imkansız
alacak tutarı her geçen gün artmaya başlamıştır.

Bandrol konusunda hile yapmak, kaçırmak
kararlılığında olan firmalar yanlarında çalıştırdıkları ve varlığı olmayan
kişiler adına kurdukları şirketler üzerinden bu işlemi yaptıklarından dolayı
kesilecek çok yüksek tutarlı idari para cezalarının tahsili imkansız hale
gelmektedir.

2- Kanunun eski halinde bandrolsüz cihaz
alıcılarına yani NİHAİ TÜKETİCİLERE yani HANE HALKINA da ceza kesilmesi gerekmekteydi.

Mevzuat anlamında pek bilinmeyen hatta
nihai tüketici, hane halkı tarafından hiç bilinmeyen TRT BANDROL UYGULMASI
dolayısıyla evine televizyon, radyo vb. bandrole tabi cihaz alan kişilere ceza
kesilmesi ve cezanın da bandrolsüz alınan televizyonun alış bedelinin yarısı
gibi çok yüksek tutarda olması sonucu kesilecek ceza hukuki olsa bile büyük tepkilerle
karşılaşma olasılığı yüksek olmaktaydı.

Kanun değişikliğinden sonraki 6. Madde hükmü
aynen aşağıdaki gibi olmuştur.

Ceza
hükmü:

         Madde 6 –

Bu
Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazların bandrolsüz veya etiketsiz
satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya
etiketsiz satılan veya satışa arzedilen her cihaz için hesaplanan bandrol
ücretinin iki katı tutarında idarî para cezası verilir. (Mülga ikinci cümle:
18/6/2017-7033/28 md.) (…) (Ek cümleler: 16/6/2009-5904/37 md.) Tahakkuku
müteakip tebliğ edilen para cezalarını ödemeyenler hakkında 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre işlem yapılır. Bu maddeye göre
kesilecek idari para cezalarına karşı, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren,
bir ay içerisinde yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.

II- CEZA MADDESİYLE İLGİLİ OLARAK
ANAYASA MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:

TRT tarafından 3093 sayılı kanunun 6. Maddesinde
uyarınca adına bandrolsüz cihaz satışından dolayı cihazın satış bedeli kadar
büyük bir miktar ceza kesilen bir mükellef tarafından söz konusu ceza
ihbarnamesi idare mahkemesi nezdinde dava konusu yapılmıştır.

Söz konusu dava dilekçesinde anılan
cezanın Anayasaya aykırı olduğu iddiasında bulunmuş ve yerel mahkeme bu iddiayı
yerinde bularak konuyu ANAYASA MAHKEMESİNE TAŞIMIŞTIR.

Anayasa Mahkemesi  tarafından konu ile ilgili olarak verilen
kararın tarih ve sayıları aşağıdaki gibidir.

Esas Sayısı     : 2011/22

Karar Sayısı  : 2012/31

Karar Günü 
: 1.3.2012

R.G. Tarih-Sayı : 13.10.2012-28440

 İTİRAZ
YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 4. İdare Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARINDA ÖZETLE
AŞAĞIDAKİ HÜKÜMLER BULUNMAKATDIR.

“Başvuru
kararı ve ekleri, Anayasa Mahkemesi Raportörü Hakan ATASOY tarafından
hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan
Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

 Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın,
ihlal ile yaptırım arasında adil bir denge kurmadığı, idari para cezasının üst
sınırını belirlemediği ve ithalatçı firmalar tarafından malı nihai tüketiciye
satacak olan firmaya yapılan satış işleminden sonra, TRT’den bandrol alınması
durumunda uygulanması gereken para cezası miktarının nasıl olacağı hususunu,
bir diğer ifade ile kusurluluğu azaltan ya da ortadan kaldıran nedenleri
düzenlemediği, bu sebeplerle Anayasa’nın eşitlik, belirlilik ve ölçülülük
ilkelerine, dolayısıyla 2. 10. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.

 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu
Gelirleri Kanunu’nun 3. maddesinde, bu Kanun’un 1. maddesinde belirtilen
cihazları imal veya ithal edenlerin satıştan önce bandrol veya etiket almaya
mecbur oldukları belirtilerek, itiraz konusu kural ile bu cihazların bandrolsüz
veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından
bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arz edilen her cihaz için cihazın
satış bedeli kadar idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre
itiraz konusu kural ile düzenlenen kabahat eylemi, 3093 sayılı Kanun’un 1.
maddesinde belirtilen radyo, televizyon, video ve birleşik cihazların imalatçı
veya ithalatçı tarafından bandrolsüz satılması ya da satışa arz edilmesi ile
işlenmiş olmaktadır.

 Değişen sosyal, siyasal ve ekonomik koşullar
kimi durumlarda devlet idarelerine bir takım yetkilerin tanınması gereğini
ortaya çıkarmıştır. Gelişen, büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan toplumsal
gereksinimleri yerinde, zamanında ve etkin bir biçimde karşılayabilmek için
çağdaş yönetimlerde idareye değişik alanlarda yaptırım uygulama yetkileri
tanınmaktadır.

 İtiraz konusu kural ile düzenlenen idari para
cezası, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun doğrudan işlemiyle idare hukukuna
özgü usullerle kesilen ve uygulanan bir idari yaptırımdır.

 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3.
maddesinde, Kabahatler Kanunu’nun genel hükümlerinin idari para cezası
yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle itiraz konusu kuralda öngörülen idari para cezasına da Kabahatler
Kanunu’nda yer alan genel hükümler uygulanacağı açıktır.

 Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk
devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup
bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine
açık olan devlettir.

 Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin
düzenlemelerde olduğu gibi kabahatler hukuku açısından da Anayasa’ya ve ceza
hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin kabahat
sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın
ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerinin, kusurluluğu azaltan ya da ortadan
kaldıran sebeplerin, etkin pişmanlık hallerinin belirlenmesi gibi konularda
kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.

 İdari para cezası, kabahat sayılan eylemin
işlenmesini önlemeye yönelik caydırıcılık fonksiyonu gördüğü gibi, kamu
açısından oluşmuş olan zararın giderilmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu
nedenle, idari para cezasının alt ve üst sınırı gösterilmeden, nispi olarak
belirlenmesi mümkündür.

 İtiraz konusu kuralda, Kurum tarafından
verilecek idari para cezasının, bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa
arz edilen her cihaz için cihazın satış bedeli kadar olduğu belirtilerek,
cezanın üst sınırı gösterilmeden, nispi olarak belirleneceği hükme
bağlanmıştır. İtiraz konusu kural ile Kuruma tanınan nispi idarî para cezası
verme yetkisinin, kamuda oluşan zararın giderilmesi yanında, caydırıcı olma
amacını taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu düzenleme anayasal sınırlar içinde kanun
koyucunun takdirinde olup, bu konuda bir belirsizlik bulunmamaktadır.

 İtiraz başvurusunda, ithalatçı firmalar
tarafından malı nihai tüketiciye satacak olan firmaya yapılan satış işleminden
sonra, TRT’den bandrol alınması durumu, kusurluluğu azaltan ya da ortadan
kaldıran neden olarak nitelendirilerek, itiraz konusu kuralın kusurlulukla ilgili
nedenleri düzenlememesi nedeniyle belirlilik ilkesine aykırı olduğu ileri
sürülmüş ise de, itiraz konusu kural ile düzenlenen kabahat fiili, 3093 sayılı
Kanun’un 1. maddesinde belirtilen cihazların bandrolsüz veya etiketsiz olarak
satılması veya satışa arz edilmesi anında işlenmiş olduğundan, bandrol ya da
etiketin söz konusu cihazların satılması ya da satışa arz edilmesinden sonra
alınması halinde, kusurluluğu azaltan ya da ortadan kaldıran nedenlerden değil,
etkin pişmanlık kavramından söz edilebilir. Zira faildeki iradenin oluşum
şartlarını etkileyerek, failin işlediği fiilden dolayı şahsen sorumlu tutulup
tutulamayacağı hususuyla ilgili olan yaş küçüklüğü, akıl hastalığı gibi
kusurluluğu azaltan ya da ortadan kaldıran sebeplerin, fiilin işlendiği anda
mevcut olması gerekmekte olup, fiilin işlenmesinden sonra oluşan neticenin
ortadan kaldırılması, etkin pişmanlıkla ilgili bir durumdur.

 Kanun koyucu ceza alanında düzenleme yaparken
sahip olduğu takdir yetkisine dayanarak bazı suç ya da kabahatlerde, fiil
işlendikten sonra etkin pişmanlık gösterilerek işlenen haksızlığın
neticelerinin mümkün olduğunca izale edilmesi, azaltılması ya da tamamen
ortadan kaldırılması halinde, faile hiç ceza verilmemesini veya cezasında
indirim yapılmasını öngörebilmektedir. İtiraz konusu kuralda etkin pişmanlıkla
ilgili bir düzenlemeye yer verilmemesi, anayasal sınırlar içinde kanun
koyucunun takdirinde olup, kuralda bu açıdan da bir belirsizlik
bulunmamaktadır.

 Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik
ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli
değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda
bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak,
ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda
bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında
eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı
kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi
kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları
gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı
kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

 Kanun’da belirtilen cihazların satışını yapan
imalatçı ya da ithalatçı firmalar, sattıkları ya da satışa arz ettikleri
cihazların satış değeri ve miktarı bakımından farklı ekonomik büyüklüğe ve güce
sahip olabileceği ve bu nedenle, aynı konumda bulunmayan imalatçı veya ithalatçı
firmalara, işledikleri kabahat nedeniyle verilecek idari para cezasının
miktarının nispi olarak belirlenmesinin eşitlik ilkesine aykırı bir yönü
yoktur.

 Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural,
Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi
gerekir.

 İtiraz konusu kuralın Anayasa’nın 13. maddesi
ile ilgisi görülmemiştir.”

Denilmek suretiyle ve oy birliği ile idare
mahkemesinin ANAYASA’YA AYKIRILIK İDDİASINI YERİNDE BULMAYARAK REDDETMİŞTİR.

III- SONUÇ:

Yukarda
detaylı olarak açıklandığı üzere;

TRT
bandrolü almadan cihaz satan mükellefler adına kesilen ve ziyaa uğratılan
ödenmeyen bandrol ücretinin bazen 11 katına denk gelen idari para cezasına
ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesinin Anayasaya aykırılık iddiası
AANAYASA MAHKEMESİNCE yukarıdaki gerekçelerle yerinde bulunmayarak
reddedilmiştir.

Bununla
birlikte TRT yönetimince yapılan değerlendirmeler sonucu bandrolsüz cihaz
satanlar adına kesilecek cezaları düzenleyen 3093 sayılı kanun 6. Maddesinde değişikliğe
gidilmiştir.

18.
06.2017 tarih ve 7033 sayılı kanunla TRT gelirleri kanunun 6. Maddesinde yapılan
değişiklik sonucu ;

1- İdari
para cezası ile ilgili vergi kanunlarındakine benzer bir düzenleme yapılmış
olup, ceza ZİYAA Uğratılan yani ÖDENMEYEN Bandrol Ücretinin 2 katı olarak
yeniden belirlenmiştir.

2-
Bunun yanında bandrolsüz cihazı ;

-Satın
akan

-Devir
alan,

– Kullananlar

Adına ceza
kesilmesi uygulamasında son vermiştir.

Yapılan
düzenleme sonucu tahsil imkanı neredeyse imkansız olan ve TRT bütçesinde
Şüpheli alacaklar olarak FİKTİF BİR BÜYÜKLÜK yaratan ceza uygulaması
değiştirilmiştir.

Yapılan bu yeni düzenlemeler bize göre
yukarda anlattığımız gerekçelerle yerinde bir düzenleme olmuştur.

Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

03.08.2019 Ankara/Öveçler

Hakkında admin

Check Also

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR/ABDULLAH ÇAVUŞ(25.09.2020)

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×