Anasayfa / Manşet / TRT BANDROL VE ENERJİ GELİRLERİNİN YASAL DAYANAKLARI NELERDİR? Abdullah ÇAVUŞ/TRT Strateji Uzmanı

TRT BANDROL VE ENERJİ GELİRLERİNİN YASAL DAYANAKLARI NELERDİR? Abdullah ÇAVUŞ/TRT Strateji Uzmanı

1- ÜLKEMİZ MEVZUATI

Anayasamızın 133. maddesi ve 2954 sayılı kuruluş kanunuyla Kamu Hizmeti yayıncısı olarak görevlendirilmiş olan, Radyo-Televizyon Kurumuna devamlı ve yeterli gelir kaynağı sağlamak amacıyla, 3093 Sayılı TRT Gelirleri Kanunu hazırlanmış ve TBMM’de 04.12.1984 tarihinde kabul edilerek yasalaşmış olup, 15.12.1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

3093 sayılı kanunda aşağıdaki kanunlarla önemli değişiklikler yapılmıştır.

5784 4, 5.  maddeleri 26/7/2008
5904 4, 6 .  maddeleri 03/7/2009
6552 3, 4, 5 .  maddeleri 11/9/2014
7033 1, 4, 6 .  maddeleri 01/7/2017

Bandrol ücreti oranları ise 3093 sayılı kanunun 4/d bendi gereği Bakanlar Burulunca belirlenmektedir. Bu madde hükmü aynen aşağıdaki gibidir.

Bu maddede belirtilen oranları topluca veya ayrı ayrı iki katına kadar artırmaya veya kanuni oranı sıfıra kadar indirmeye, (a) fıkrasının 10 numaralı bendi kapsamında bandrole tabi olan cihazları türleri ve özellikleri itibarıyla gruplandırmaya ve her bir grup için farklı bandrol oranları belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.”

2-ULUSLARARASI SÖZLEŞME VE BELGELER:

Kamu yayıncılığının ihtiyaç duyduğu finans kaynağının, bu hizmetin yürütülmesine en uygun yapı ve model içinde sağlanmasının devletlerin yükümlülüğü olduğu hususu, ülkemizin de katıldığı Avrupa Konseyi ve Avrupa Bakanlar Kurulu kararlarında önemle vurgulanmıştır.

Kamu yayıncılığının ihtiyaç duyduğu finans kaynağının, bu hizmetin yürütülmesine en uygun yapı ve model içinde sağlanmasının devletlerin yükümlülüğü olduğu hususu, ülkemizin de katıldığı Avrupa Konseyi ve Avrupa Bakanlar Kurulu kararlarında önemle vurgulanmıştır.

Kurumumuzun kurucu üyeleri arasında yer aldığı Avrupa Yayın Birliği’nin (EBU) de bu konuda çeşitli rapor ve incelemeleri mevcuttur. Bu ortak yaklaşıma göre “kamu yayıncılığı hizmeti” kavramı kendine özgü bir kavram olup kamu yayıncılığı “bütün nüfus” için yapılan bir hizmettir. Kamu yayıncılığı yalnızca kamunun çıkarlarına hizmet eden, izleyicileri “tüketici” olarak değil, “vatandaş” olarak gören bir hizmet niteliği taşımaktadır.

Avrupa Birliği kamu yayıncılığına ilişkin ilkeleri düzenleyen “Kamu Yayıncılığı Hakkındaki Amsterdam Protokolü”nü 1.5.1999 tarihinde kendi Kuruluş Anlaşmasına bağlamış ve Amsterdam Protokolünün Kuruluş Anlaşmasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ilan etme ihtiyacını duymuştur.

Yayın kuruluşlarının kamusal görevlerini yerine getirmelerinde finansmanın önemi çeşitli uluslararası siyasi ve hukuki belgelerde ifadesini bulmuştur. Kamu yayıncılığının finansmanı sadece mali bir nitelik taşımamaktadır. Finansman kaynakları ve bunların sağlanış yöntemi, yayın içeriğini ve kuruluşlarının yapısını da doğrudan belirlemektedir. Finansal sistem için yapılacak tercih bu anlamda kamu yayıncılığının niteliğini belirleyecek hayati bir tercihtir.

Bu konu ile ilgili ilk önemli Avrupa belgesi 7–8 Aralık 1994 te Prag’da Avrupa Konseyi tarafından düzenlenen Kitle İletişimi konusundaki “Avrupa Bakanlar Konferansı”nda kabul edilen, “Kamu yayıncılığının Geleceği” hakkındaki 1 No’lu Karardır.

Prag Bakanlar Konferansına katılan devletler kamu hizmeti yayıncılarının görevlerini hakkıyla yerine getirebilmeleri için gerekli, uygun ve güvenli finansmanı sağlayacakları hususunda teminat vermişlerdir.

Çeşitli vesilelerle içeriği yeniden onaylanan bu karar, bugün için de geçerliliğini korumaktadır. Karar, kamu hizmeti yayıncılarının kamusal misyonlarını yerine getirebilmelerini garanti edebilmek için ihtiyaç duydukları istikrarlı ve güvenli finansal kaynağı sağlamaları konusunda, devletlerin yükümlülüklerini vurgulamaktadır.

Ülkemizin de üyesi olduğu ve Bakanlar Konseyi toplantılarına katıldığı Avrupa Konseyinin bu kararı, bu bağlamda çok çeşitli finansman kaynaklarını (yayın ruhsat ücretleri, kamu sübvansiyonları, reklam ve sponsor gelirleri, görsel-işitsel ürünlerin satışından elde edilen gelirler vb) içermektedir.

Avrupa Konseyinin 11.09.1996 tarihli “Kamu Yayıncılığının Bağımsızlığının Garanti Edilmesi” hakkındaki 10 sayılı Tavsiye Kararı da ilave ilkeler getirmiştir. Bu belge de, kamu yayın kuruşlarının kurumsal özerkliğinin ve yayın muhtevası yönünden bağımsızlığının garanti edilmesine duyulan ihtiyaca ışık tutmaktadır. Karar özellikle ruhsat ücretleri ve devlet bütçesinden ödenecek pay gibi kaynakların garanti edilmesine özel bir önem vermektedir.

Son olarak, kamu yayıncılığının önemini vurgulamak için 1 Mayıs 1999 tarihinde, 1997 tarihli “Kamu Yayıncılığı Hakkındaki Amsterdam Protokolü”nün Avrupa Birliği Kuruluş Anlaşmasına eklenmesi ve kuruluş Anlaşmasının ayrılmaz bir parçası olması kararlaştırılmıştır.

Amsterdam Protokol’ünün Önsözü; her toplumun demokratik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap verecek bir kamu yayın kuruluşunun varlığına ve medyada çoğulculuğun sağlanmasına duyulan ihtiyaca ağırlık vermekte, kamu hizmeti niteliklerinin ise, üye devletlerce, her toplumun özgül ihtiyaçlarına göre tanımlanmasını öngörmektedir.

Kamu yayıncısının organizasyon ve finans biçiminin, kamusal görevlerinin yerine getirilmesi için gerekli vasıtalar olduğu kabul edilmiştir.

Türkiye, her ne kadar Amsterdam Protokolü’ne bu gün için imza atmış değilse de, Avrupa Birliği’ne adaylığımız karşısında bu belge de, ülkemiz açısından uygulanması zorunlu belgeler arasına girecektir.

 

Hakkında admin

Check Also

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR/ABDULLAH ÇAVUŞ(25.09.2020)

DİKKAT BAĞIMSIZ DENETİM  RAPOR FORMATINA UYMAMAKTAN DOLAYI FİRMALARA CEZA GELİYOR Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×