Anasayfa / Manşet / İHTİYATİ HACİZ Abdullah ÇAVUŞ/E.Vergi Denetmeni (06.07.2021)

İHTİYATİ HACİZ Abdullah ÇAVUŞ/E.Vergi Denetmeni (06.07.2021)

İHTİYATİ HACİZ
Abdullah ÇAVUŞ/E.Vergi Denetmeni
1-İhtiyati Haciz Kavramı ve Hukuki Niteliği
İhtiyati haciz müessesesi, 6183 sayılı Kanununun 13. ve izleyen maddelerinde düzenlenmiştir. Kamu alacağının korunması bakımından en etkili yöntemlerden biri ihtiyati haciz müessesesidir. Bağımsız Vergi Daireleri İşlem Yönergesinde ihtiyati haciz; “ileride tahakkuk edecek olan veya henüz vadesi gelmemiş ya da vadesi geçtiği halde ödeme emri tebliğ edilmemiş bulunan kamu alacağının tahsil güvenliği sağlamak üzere yapılan haciz” olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz, teminat alınmasından çok daha ağır bir koruma tedbiri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Teminatta kamu borçlusunun mal varlığı dahil veya mal varlığı dışındaki bir kıymeti kendi tayin edip borcuna karşılık gösterdiği halde, ihtiyati hacizde borçlu mamelekine dahil kıymetlerin biri veya bir kısmı üzerine borçlunun zilyetliği kaydırılarak idare tarafından el konmaktadır. Kamu alacağının korunması tedbiri olarak ihtiyati haciz, idari bir tasarruf niteliğinde olan icrai bir karara dayanılarak re’sen uygulanmakta ve alacaklı kamu idaresinin mahalli en büyük memurunun kararı ile ve icrai hacizdeki şekil ve usullerle uygulanmaktadır.
Özel hukukta ihtiyati haciz, yargı kararına dayanılarak icra dairesince uygulanmaktadır. Özel hukukta öngörülen ihtiyati haciz bu niteliğiyle farklılık göstermektedir.
İhtiyati haciz müessesesinin hukuki niteliği ilgili çeşitli görüşler mevcuttur. Bazı görüşlere göre; İhtiyati haciz, ihtiyati tedbirin özel bir çeşidini oluşturmaktadır ve aynı zamanda bir icra takip muamelesidir. Çünkü ihtiyati haciz icra takip muamelesinin bütün unsurlarını içermektedir.
Ancak Yargıtay’a göre, ihtiyati haciz kararının alınması ve uygulanması icra takibinin başlaması anlamına gelmediğinden, ihtiyati haciz işlemi ile icra takip işlemleri ayrı muamelelerdir. Bu açıdan doktrindeki yaygın kanı ihtiyati haczin bir çeşit emniyet tedbiri olduğudur. İhtiyati haciz, cebri icranın özel şartları altında kabul edilebileceği olağanüstü bir teminat talebidir. Ancak, ihtiyati haciz uygulaması, teminat istenmesinden daha ağır sonuçlar doğurmaktadır.
2- İhtiyati Haczin Nedenleri
6183 sayılı Kanun’un 13. maddesinde ihtiyati haciz kararı alınmasını gerektiren durumlar yedi bent halinde sayılmıştır. Söz konusu hallerden herhangi birinin bulunması halinde alacaklı kamu idaresi ihtiyati haciz işlemi tesis eder.
2.1. Teminat istenmesini gerektiren durumların bulunması
6183 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde düzenlenen teminat istenmesini gerektiren durumlar aynı zamanda ihtiyati haciz nedeni sayılmıştır. Anılan maddeye göre: “213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir. Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan amme borçlusunun durumu amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat isteyebilir.” denilmektedir.
Buna göre vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi, gerçeğe aykırı beyanlar vb. yollarla verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi ya da eksik tahakkuk ettirilmesi gibi haller ile kaçakçılık suçlarına ve cezalarına ilişkin bir kamu alacağının salınmasına ilişkin gerekli işlemlere başlanılması durumunda vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirlenen miktar üzerinden tahsil dairelerinde teminat istenmektedir. Teminata bağlanan alacak için ihtiyati haciz yapılmakta ve incelemenin tamamlanmasıyla birlikte ihtiyati tahakkukun kesin tahakkuka dönüşmesiyle birlikte ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmektedir.
Ayrıca Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan kamu borçlularının durumu, kamu alacağının tahsilini tehlikeye düşürüyorsa tahsil idaresi kendisinden teminat isteyebilir.
Teminat istenmesini gerektiren haller var ise; ya doğrudan ihtiyati haciz yoluna gidilmesi ya da borçludan teminat istenmesi gerekmektedir. İhtiyati haciz yoluna gidilebilmesi için, teminatın fiilen istenmesi değil, teminat istenmesi gereken hallerin varlığı yeterli görülmüştür . Kamu alacağı için istenen teminatın gösterilmesi halinde ihtiyati haciz uygulaması mümkün değildir.
Buna rağmen ihtiyati haciz işlemlerinin yürütülmesi halinde, işlem sebep yönünden sakat olacağından, işlemin iptal edilmesi gerekecektir . Çünkü amaç kamu alacağının güvence altına alınmasıdır. Ancak gösterilen teminatın alacağı karşılamaması durumunda kamu alacağının teminatla korunmayan kısmı için ihtiyatı haciz yoluna gidilmesi mümkündür.
2.2. Borçlunun belirli bir ikametgâhının olmaması
Borçlunun belli bir ikametgâhının olmaması ihtiyati haciz nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu açıdan belli bir yerleşim yeri bulunmayan kişinin henüz vadesi gelmeyen borçlarının tahsilinin tehlikede görünmesi doğaldır. İcra ve İflas Kanunu’na göre de borçlunun belli bir yerleşim yeri olmaması ihtiyati haciz nedeni olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla bu kabul sadece kamu alacaklarına özgü bir kabul değildir.
İkametgâh kavramı, Medeni Kanun’da “bir kimsenin yerleşmek niyetiyle oturduğu yer” olarak tanımlanmıştır. Vergi İcra hukuku bakımından ikametgah kavramını yasal ve mali ikametgah anlamında değerlendirmek gerekmektedir. Bir kimsenin Medeni Kanun kapsamında bir ikametgâhı mevcut değilken ticari ve mali işlerini yürüttüğü belli bir merkezi mevcut ise ve sürekli bu merkezde bulunuyorsa ihtiyati haciz uygulanmasına gerek bulunmamaktadır.
Ayrıca kamu borçlusunun belli bir ikametgahının bulunmaması, hiç ikametgahının bulunmaması biçiminde değil, kötü niyet ve kamu alacağının tahsilini zorlaştırmak amacıyla sık sık ikametgahını değiştirmesi ve bunu kamu alacaklısına bildirmemesi olarak da anlaşılması gerekmektedir. Yerleşim yeri belli olmayan kamu borçlusunun teminat olarak idarece kabul edilen kıymetlerden birini göstermesi durumunda ihtiyati haciz kaldırılmaktadır.
2.3. Borçlunun kaçmış olması ya da kaçma, mallarını kaçırma ve hileli yollara sapma olasılığının bulunması
6183 sayılı kanunun 13. maddesinin 3. bendinde, borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunması ihtiyati haciz nedeni olarak belirtilmiştir. Kamu alacaklısı, borçlunun kaçmış olduğunu çeşitli yayınlardan ihbar ve şikâyetlerden öğrenebilmektedir. Ancak idarenin borçlunun kaçması veya mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimallerinin varlığını belirlemesi oldukça güçtür. Alacaklı kamu idaresinin bu ihtimalleri yoklama ve inceleme sırasında veya tapu dairesinden veya çeşitli yayınlardan öğrenilebileceği düşünülse bile bu hüküm kamu idaresine çok fazla takdir hakkı vermektedir. Bu durumda kamu idaresinin çok ihtiyatlı hareket etmesi gerekmektedir. İhtiyati haciz kararının alacaklı kamu idaresinin en büyük memurunca onaylanması şartı bu gibi hallerde oldukça önem kazanmaktadır. Borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunması sebebine bağlı ihtiyati haciz uygulaması bugüne kadar fazla yapılmış değildir.
2.4. Borçlunun teminat ya da kefil göstermemesi veya gösterilen kefilin kabul edilmemesi
Borçlunun teminat göstermesi istenildiği halde süresi içinde teminat veya kefil göstermemesi yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul edilmemesi durumunda ihtiyati haciz uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 6183 sayılı Kanuna göre teminat istendiği halde verilen süre içerisinde teminat gösterilmemesi durumunda ihtiyati haciz uygulanacaktır. Söz konusu teminatı sağlayamayanlar muteber bir şahı müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu olarak gösterebilir. Fakat tahsil dairesi gösterilen şahsı kefil olarak kabul etmeyebilir. Bu durumda da ihtiyati haciz işlemi uygulanmaktadır.
2.5. Borçlunun mal bildiriminde bulunmaması ya da eksik mal bildiriminde bulunması
Kendilerine ödeme emri tebliğ edilen kamu borçlularının 7 gün içinde ödeme yapmaması veya dava yoluna gitmemesi durumunda mal bildiriminde bulunmaları gerekmektedir. Bu hallerde borçlunun gerektirdiği halde mal bildiriminde bulunmaması ya da bildirdiği malı borcuna yetmemesi halinde ihtiyati haciz uygulanması gerekecektir. Ancak bu durumda ihtiyati haciz uygulaması ödeme emrinin konusu olan borçla ilgili olmayıp ödeme emrine konu borç, kesin olarak tahakkuk etmiş ödeme vadesi dolmuş olan borçtur. Ödeme emrinin çıkarılmasından sonra ödeme yapılmaması durumunda kesin hacze gidilmektedir. Ancak ödeme emri ile istenen borcunu ödeyemeyen ve mal bildiriminde de bulunmayan ya da bildirdiği malı borcuna yetmeyen borçlunun varsa tahakkuk ettiği halde ödeme vadesi gelmemiş veya henüz tahakkuk etmemiş borçları için de ihtiyati haciz işlemi uygulanacaktır.
2.6. Borçlu hakkında para cezası gerektiren bir fiil nedeniyle kamu davası açılması
6183 sayılı Kanunun 13. maddesinin 6. bendine göre, hüküm verilmiş olsun olmasın, para cezasını gerektiren bir fiil dolayısıyla kamu davası açılması durumunda suçluya hükmedilecek para cezasının tahsili için Cumhuriyet Savcılığınca durumun vergi dairesine bildirilmesi üzerine borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulması gerekmektedir.
Türk Ceza Kanunu kapsamında yer alan para cezalarının tahsil işlemleri savcılıkça takip edilmektedir. Dolayısıyla henüz vergi dairesine bildirilmemiş para cezalarına ilişkin ihtiyati haciz mümkün görülmemektedir. Ancak savcılık tarafından kamu alacağı tahsil edilemez ve bunun için vergi dairesine yazılı talepte bulunulmuşsa vergi dairesi tarafından ihtiyati haciz uygulamasına başvurulacaktır.
2.7. Borçlunun iptal davasına konu olabilecek hükümsüz tasarruflarının bulunması
6183 sayılı kanunun 13. maddesinin 7. bendine göre, aynı kanunun 27, 29 ve 30’uncu maddelerinde belirtilen hallerde iptali istenen hükümsüz sayılan tasarrufların bulunması halinde tasarrufların konusunu oluşturan mallar, söz konusu malların elden çıkarılmış olması halinde ise elden çıkaranın diğer malları hakkında ihtiyati haciz uygulanacaktır.
Bu bağlamda borçlunun ödeme süresi başladığı tarihten itibaren geriye doğru iki yıl içinde ve ödeme süresi başladıktan sonra yaptığı bağışlar, karşılıksız tasarruflar, başka bir borcu karşılamak için yapılan rehinler, vadesi gelmemiş borcu için yaptığı ödemeler, kamu alacağının tahsili olanaksızlaştırmak için borçlu tarafından maksadını bilen veya bilmesi gereken kişilerle yaptığı işlemler varsa iptal edilmekte ve ihtiyati haciz uygulanmaktadır.
3. İhtiyati Haciz Süreci
3.1. İhtiyati haciz uygulanmasının şartları
Kamu borçlusuna karşı ihtiyati haciz uygulanmasının önkoşulu bir kamu alacağının var olmasıdır. Ancak, ihtiyati haciz bir koruma önlemi olması nedeniyle sebebi olması halinde kesinleşmemiş ve hatta tarh ve tebliğ edilmemiş alacaklar için dahi uygulanabilmektedir. Örneğin Vergi Usul Kanunu’nun 135. maddesine göre vergi incelemesinin devam ettiği durumlarda yapılan ilk hesaplamalara göre teminat istenebilir ve ihtiyati haciz kararı alınabilmektedir.
Ayrıca 6183 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca ilgililer hakkında ihtiyati haciz kararı alınabilmesi ve teminat istenebilmesi için incelemenin henüz tamamlanmamış olması gerekir. İnceleme sonuçlanıp, tarhiyat yapıldıktan sonra teminat istenemez ve ihtiyati haciz uygulanamamaktadır. İhtiyati haciz uygulaması için ayrıca, ihtiyati haciz nedenlerinden birinin meydana gelmesi ve ihtiyati haciz kararının alınmış olması gerekmektedir.
3.2. İhtiyati haciz uygulama yetkisi
İhtiyati haciz uygulanabilmesi için öncelikle ihtiyati haciz kararı alınması gerekir. İhtiyati hacze yol açan nedenlerin bulunması halinde ihtiyati haciz uygulanması zorunludur. İhtiyati haciz kararı, tahsil idaresinin talebi üzerine alınır. Karar alma yetkisi mahalli en büyük memuruna aittir. Mahalli en büyük memur olarak illerde vali, ilçelerde kaymakam ihtiyati haciz kararı almaya yetkilidir. Vergi Dairesi Başkanlığı bulunan yerlerde ise Vergi Dairesi Başkanının kararıyla ihtiyati haciz uygulanmaktadır.
3.3. İhtiyati haciz uygulama süresi
İhtiyati haciz uygulaması herhangi bir süre ile sınırlandırılmamış olup ihtiyati haciz sebeplerinin ortaya çıkması durumunda hiçbir süreye bağlı olmaksızın ihtiyati haciz uygulanabilecektir. 6183 sayılı Kanunda ihtiyati haczin ne kadar devam edeceği belirtilmemiştir. Bu nedenle ihtiyati haciz kesin hacze çevrilmesi veya yargı mercilerince kaldırılmasına karar verilmesi ya da teminat gösterilmesi durumunda kalkması mümkündür.

Hakkında admin

Check Also

DENETİM TV YAYINDA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×