Anasayfa / Manşet / HAMİLİ KART YAKINIMDIR SÖZÜYLE İFŞA OLAN KAYIRMACILIK TÜRÜ: NEOPOTİZM/Abdullah ÇAVUŞ

HAMİLİ KART YAKINIMDIR SÖZÜYLE İFŞA OLAN KAYIRMACILIK TÜRÜ: NEOPOTİZM/Abdullah ÇAVUŞ

HAMİLİ KART YAKINIMDIR SÖZÜYLE İFŞA OLAN KAYIRMACILIK TÜRÜ: NEOPOTİZM

Abdullah ÇAVUŞ/E.Vergi Müfettişi

Nepotizm, akraba kayırma veya adam kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık anlamlarına gelmektedir. Nepotizm kavramının Latince’de “Nepot” sözcüğünden gelmektedir. Latince “Nepot” (yeğen) kelimesinden türeyen “Nepotizm” günümüzde gerek ülkemizde gerekse de dünyada her geçen önemli bir sorun olarak kendini hissettirmeye başlamıştır.

Nepotizm kavramı Rönesans öncesi Papa’ların öz yeğenlerini Hristiyan din mabedi olan kiliseler içerisinde kardinallik gibi önemli pozisyonlara getirmelerine veya çok kolay bir şekilde sınıf atlamalarına yada  üst düzey kademelerde iş bulma çabalarına dayanmaktadır.

Nepotizm, kamu örgütlerinde ve iş örgütlerinde karşılaşılan önemli sorunlar arasındadır. Türk Dil Kurumu bu kavramı arkadaş veya akraba kayırma şeklinde açıklanmıştır. Nepotizm kavramı günümüzde akraba ve yakınların aynı işletmede işe alınması şeklinde ele alınmaktadır.

Kayırmacılık, “iltimas” kavramı ile eş anlamlı olup, bu kavram halk arasında kullanılan “torpil” kavramına karşılık gelmektedir.

Geçmişte kıta Avrupası’nın sorunu olarak gündeme gelmişse de, çok daha öncesinden İslâm dünyasının veya Müslümanların da baş belası problemlerinden birisi olmuştur.

Nitekim hemen her gün çeşitli belediyeler veya önemli idarî mevkilerde bulunan sorumluların, yakınlarını, yandaş ve candaşlarını kamu imkânlarından faydalandırdıklarına, kamu kurumlarını aile şirketine dönüştürdüklerine dair ibretlik örneklere rastlanmaktadır.

Haberlere bakılırsa bu işin partisi, mezhebi, meşrebi, dinî veya din dışılığının olmadığı gayet açıktır. Daha ziyade ahlaki bir problem haline gelmiştir.

Ülkemizin ekonomik alanda büyüme ve gelişme sürecinin yaşanmaya başlandığı 1980 sonrası dönemde devlet kadrolarına alımlarda sık rastladığımız bir durum olup yaşananlardan hareketle devlette işe girebilmek için SİYASETTE BİR DAYI”NIN olması gerektiği yönünde halk arasında efsaneler anlatılmaktadır.

Hatta ülkemizin önemli bir dönemine damgasını vuran ÖZAL döneminde “HAMİLİ KART YAKINIMDIR”  Sözüde TORPİL’in bir ifadesi olarak ortaya çıkmıştır.

Nepotizm günümüzde sadece aile şirketlerinde değil , tüm özel ve kamu işletmelerinde de görülmeye başlanmıştır.

Tabi ki aile şirketlerinde çok daha yaygın olarak görülen bir kavramdır. Ancak ” adam kayırma , torpil “ gibi kavramların sadece aile şirketlerinde olmadığı aşikardır.

Özellikle özel ve kamu işletmelerinde belirli bir düzeye gelmiş olan kişilerin kendi yakınlarının ve akrabalarının öncelikli olarak istihdam etmektedirler.

Üst düzey çalışanların ve aile şirketlerinin sahiplerinin , bu tür bir davranış içerisine girmesinin de altında bazı sebepler yer almaktadır.

Tanıdığının veya akrabasının istihdam edilmesi sonucunda , işe alımı gerçekleştiren kişi kendini daha güvende hissetmeye başlar.

Bu konunun temelinde ise , işe alınan kişinin , işe alan kişiye karşı olan bağlılık – borçluluk duygusudur. ” Kuzenim beni işe aldı. Artık kuzenime laf ettirtmem. ” gibi söylemler sonrasında işe alımı gerçekleştiren kişiye bağlılık duygusu artmaktadır.

Bu durum patron veya üst yöneticiyi de daha güçlü hale getirmekte ve daha iktidar sahibi bir kişiye dönüştürmektedir.

Nepotizm uygulandığı takdirde, işe alımlarda ve terfilerde, objektif kriterler yerine sadece kan bağı ilişkileri dikkate alınmaktadır.

İşin ehli olmadığı halde, sırf akrabalık bağı sebebiyle işe alınan veya terfi ettirilen kişiler, kendilerine yüklenen sorumlulukları yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadıkları için yerine getirememektedirler

Ayrımcılık içeren alımlar bir kimsenin beceri, kabiliyet veya eğitim düzeyine bakılmaksızın istihdam edilmesi yönündedir. Aynı zamanda bu ayrımlar örgütsel ilişkilere de zarar verebilir.

Bu ayrımcılıkların kişileri yükseltici veya ayrıcalıklı bir konuma getirmesi durumunda diğer insanlar tarafından memnuniyetsizliğe neden olacağı belirtilmektedir.

Günümüzde özellikle iş yaşamında, bazı kişilerin sırf birilerinin akrabası olmasından dolayı işe alınması veya terfilerde önceliğe sahip olması nepotizm olarak nitelendirilmektedir.

Bu durum, hem haksızlıklara yol açmakta hem de işyerinde çalışan diğer kişilerin motivasyonlarında düşüşe sebebiyet vermektedir. Nepotizm uygulandığı takdirde, işe alımlarda ve terfilerde, objektif kriterler yerine sadece akrabalık ilişkileri dikkate alınmaktadır.

Bu durum, liyakate göre alım ve terfi yapılmasının önüne geçmekte ve son kertede işletmelere de ciddi zarar vermektedir. Zira işin ehli olmadığı halde, sadece akrabalık bağı sebebiyle işe alınan veya terfi ettirilen kişiler, kendilerine verilen görevleri yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadıkları için başaramamaktadırlar.

Farklı şekillerde ortaya çıkan bu tür kayırmacılık uygulamaları, sistem yozlaşmasına, kurumsal yapıların zayıflamasına, kamusal alanda çöküş ve çözülmeye yol açmaktadır.

Prof.Dr Muharrem KILIÇ bir makalesinde NEOPOTİZM etkileri konusunda  ; “Sosyal mayalanma ile söz konusu nevrotik toplumsal pratik, yaygın bir etki alanı üretmektedir. Birbirini besleyen ve çoğaltan bir davranış kodu haline dönüşmektedir. Böylece nepotik zihniyet, toplumsal anlamda topyekûn bir sosyal çürümeye yol açmaktadır.” Demektedir.

Kısaca, “akraba ve arkadaş” kayırmacılığı olarak tanımlayabileceğimiz Nepotizm İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin aşağıdaki maddelerine aykırıdır.

Madde 21

  1. Herkes, doğrudan veya serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığı ile ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.
  2. Herkesin ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır.
  3. Halkın iradesi hükümet otoritesinin temelidir. Bu irade, gizli veya serbestliği sağlayacak benzeri bir yöntemle genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve belirli aralıklarla tekrarlanacak dürüst seçimlerle belirlenir.

Madde 22-

 Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenmesine ve kaynaklarına göre, herkes onur ve kişiliğinin serbestçe gelişim için gerekli olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir.

Madde 23

  1. Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.
  2. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.
  3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.
  4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır Kanun önünde eşitlik

NEOPOTİZM esas itibariyle Anayasamızın Kanun Önünde Eşitlik başlıklı 10. Maddesine de aykırı bir uygulamadır.

Madde 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Dinimizde de LİYAKAT ilkesine uymaksızın adam kayırma suretiyle işi ehline vermemeyle  ilgili ayet ve hadisler bulunmaktadır.

Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde, işlerin ehli olana yani layık olduğu kimselere verilmesi emrediliyor. Görev yerlerinin emanet olduğu, bu emanetlere riayet edilmesi, uyulması emredilmektedir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder.)[Nisa 58]

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:

İş ehli olmayana [layık olmayana] tevdi edildiği [verildiği] zaman, kıyameti bekle. [Buhari]

Nepotizm dünya genelinde görülmekte olan bir uygulamadır. Ancak özellikle Asya ve Afrika ülkelerinde kültürel alışkanlıklar ve akrabalığın önemli olması sebebiyle, nepotizm uygulamaları kötü olarak görülmemektedir.

İngiltere’de ise, doğrudan nepotizm olarak yorumlanmasa bile, sosyal olarak elit ailelerden gelen kişilere yönelik kayırmalar oldukça yaygındır. Dünya genelinde örneklere bakıldığında, 2009 yılında Fransa devlet başkanı Sarkozy’nin oğlunun gerekli nitelikleri sağlamamasına rağmen devlet kurumu olan EPAD’a yönetici olarak atanması göze çarpan nepotizm örneklerinden birisidir. Nepotizme ilişkin günümüze en yakın verilebilecek örnek ise, A.B.D. başkanı seçilen Donald Trump’un damadı Jared Kushner’ı kendisine danışman olarak ataması verilebilir.

Nepotizm bazı durumlarda kaçınılmaz da olabilmektedir. Örneğin küçük bir yerleşim biriminde kurulan büyük bir fabrikada, birbiriyle akraba olan kişilerin işe alınması bazen kaçınılmaz olmaktadır.

Nepotizm uygulayıp başarılı olan işletmeler de mevcuttur. Ancak bu işletmelerde göze çarpan ortak özellik, görevlendirme yapılacak pozisyona uygun niteliklere sahip bir “akrabayı” işe almak veya terfi ettirmektir.

Dolayısıyla körü körüne yapılacak her türlü nepotizm günün sonunda işletmeye zarar verecektir. Ayrıca nepotizm karşıtı çok sıkı politikalar izlenmesi de özellikle kadın çalışanlara zarar verebilmektedir.

İş yerinde başka bir iş arkadaşıyla tanışıp evlenen kadınlar, işletmenin uyguladığı sıkı nepotizm karşıtı politikalar sebebiyle, evlendikten sonra eşleriyle aynı iş yerinde çalışmaları yasak olduğu için, işi bırakmak durumunda kalabilmektedirler.

Sonuç olarak nepotizm işletmelere zarar verebilecek bir uygulamadır. Ancak işletmelerin kesinlikle nepotizme karşı olan politikalar yerine, eğer verilecek görevin gerektirdiği niteliklere sahip ise işletmenin mevcut çalışanlarının akrabalarını da işe alabilecek politikalar uygulamaları daha doğru olacaktır.

Böylece nitelikli iş gücü de sırf iş yerinde çalışan birilerinin akrabası olduğu için değerlendirme dışı bırakılmayacaktır. Nepotizm gibi anti-nepotizm de ayrımcı bir politikadır. Önemli olan, işe yerleştirme ve terfilerde objektif kriterlerin dikkate alınarak görevlendirme yapılmasıdır.

 

Hakkında admin

Check Also

İÇ KONTROL KAVRAMI  VE İÇ KONTROL SİSTEMİNİN AMAÇLARI/Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı(20.03.2020)

İÇ KONTROL KAVRAMI  VE İÇ KONTROL SİSTEMİNİN AMAÇLARI Abdullah ÇAVUŞ/Bağımsız Denetçiler Derneği Başkanı (30.03.2020) İÇ KONTROL; …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×