DERNEKLERİN VE VAKIFLARIN KAMU KURUM KURULUŞLARIYLA İLİŞKİLERİNE DAİR YASAL HÜKÜMLER NELERDİR?
(100 SORUDA DERNEKLER KANUNU SORU-82)
Abdullah ÇAVUŞ/E.Vergi Müfettişi-Bağımsız Denetçi
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun 29 Ocak 2004 tarih ve 25361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu kanun; kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekler ve Türk Medenî Kanununa göre kurulan vakıflar ile bunların kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkilerini düzenler ve kapsar. Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, bu Kanun kapsamı dışındadır.
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair Kanun öncesinde kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekler ve kamu vakıfları, kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla yaptıkları hizmetler mukabilinde bağış ve yardım adı altında kamu hizmetlerine katılma payı toplamaktaydılar.
Yapılan yardım ve bağış toplama eylemi çoğu zaman kamu erki kullanılarak kişilerin rızasına bakılmaksızın yapıldıklarından dernekler ve kamu vakıfları aleyhine toplum vicdanı zedelenmekteydi.
Bu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla 22.01.2004 tarihinde kabul edilen 5072 sayılı Kanun ile dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alması yasaklanmıştır.
Bu hükme aykırı hareket eden dernek ve vakıf yöneticileri eylemleri başka bir suç oluşturmadığı taktirde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülerek Kanun düzenlemesinin etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.
Kanunla kurulan derneklere örnek vermek gerekirse
-KIZILAY DERNEĞİ
-YEŞİLAY DERNEĞİ
5072 sayılı kanunun ek-1.ci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti ile Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası arasında 5/4/1991 tarihinde imzalanan ve Bakanlar Kurulunun 14/6/1991 tarihli ve 91/1939 sayılı Kararı ile onaylanan milletlerarası andlaşma uyarınca kurulmuş olan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, kurulduğu tarih itibariyle kanunla kurulmuş vakıf niteliğini haizdir.”
Hükmü bulunmaktadır.
I- KANUN HÜKÜMLERİ
Kanunun 1.ci maddesinde kapsama giren derneklere ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Madde metni aynen aşağıdaki gibidir.
Amaç ve kapsam
Madde 1-
Bu Kanun; kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekler ve Türk Medenî Kanununa göre kurulan vakıflar ile bunların kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkilerini düzenler ve kapsar. Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu vakıfların hangi esas ve usullere göre faaliyette bulunacakları Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Hükmünü amirdir.
Kanunun 2.ci Maddesinde TEMEL İLKELER düzenlenmiş olup madde metni aynen aşağıdaki gibidir.
Temel ilkeler
a) Dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz, bu kurum ve kuruluşların hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremez ve bu kuruluşlara ait araç ve gereci kullanamaz.
b) Dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz.
c) Kamu hizmetlerinde kullanılan araç, gereç, evrak, form ve benzeri malzemenin, bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflardan temin edilmesi istenemez.
d) Kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak dernek ve vakıf organlarında görev alamaz.
e) Dernek ve vakıf organlarında görev alan kamu görevlileri, bu görevleri nedeniyle ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık alamaz.
f) Dernek ve vakıfların yardım toplama ve bağış kabul hizmetlerinde kamu görevlileri çalıştırılamaz.
g) Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamaz.
h) Kamu kurum ve kuruluşları, personel maaş ve ücretlerinden, kaynağında kesinti yaparak bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara aktarma yapamaz.
ı) İhaleyi yapan kurum ve kuruluş bünyesinde bulunan veya bu kurum ve kuruluşlarla ilgili her ne amaçla kurulmuş olursa olsun vakıf ve dernekler ile bunların sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketler, bu kurum ve kuruluşların 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre yapacakları ihalelere katılamazlar.
II-İÇİŞLERİ BAKANLIĞI 2004/2 SAYILI GENELGE
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Dernekler Dairesi Başkanlığınca Kamu Kurum ve Kuruluşlarını Destekleyen Dernekler ile ilgili 2004/2 sayılı GENELGE çıkarılmıştır.
Genelge hükümleri aşağıdaki gibidir.
Bakanlığımıza ulaşan bilgilerden, adı geçen Kanun hükümlerinin değişik şekillerde yorumlandığı ve farklı uygulamalara gidildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede uygulamada birliğin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamalara ihtiyaç duyulmuştur.
1- Bu kanun; dernekler yönünden kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekleri kapsamaktadır.
Bu kapsamda olmayan dernekler ile 3335 sayılı Uluslararası Nitelikteki Teşekküllerin Kurulması Hakkında Kanuna göre kurulan birlikler ve 2847 sayılı Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malülü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanuna göre kurulan dernekler hakkında bu kanun hükümleri uygulanmayacaktır. Kızılay, Türk Hava Kurumu, Yeşilay gibi dernekler ile bu Kanunun 1 inci maddesinde sayılmayan dernekler bu kanun kapsamında değildir.
2- Bu Kanun kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek amacıyla kurulmuş derneklerin faaliyetlerine devam etmesine engel değildir. Ancak bu derneklerin, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini kullanmaları ve aşağıda belirtilen diğer hususlarda faaliyette bulunmalarına yasaklamalar getirilmiştir. Spor amaçlı veya öğrenci dernekleri gibi dernekler bu Kanunun kapsamına girmediğinden, ilgili bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarının ismini kullanabileceklerdir.
3- Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet binaları ve müştemilatı içinde bu Kanun kapsamındaki derneklere yönetim yeri, müessese ve tesis, lokal, oda, banko veya herhangi bir yer tahsis edilemeyecek ve bu dernekler belirtilen yerlerde herhangi bir faaliyette bulunamayacaklardır.
Ayrıca bu dernekler kamu kurum ve kuruluşlarına ait araç ve gereçleri kullanamayacakları gibi, bu kurum ve kuruluşların personeli dernek hizmetlerinde görevlendirilemeyecektir.
Kanun kapsamında bulunmayan derneklerin, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerle her türlü resmi ve özel eğitim ve öğretim kurumlarında veya bunların eklentilerinde yapacakları toplantı ve diğer faaliyetleri, uygulanageldiği gibi 2908 sayılı Dernekler Kanununun 66 ncı maddesi gereğince kurumların yetkili amirinin muvafakati ve mahallin en büyük mülki amirinin iznine bağlıdır.
4- Dernekler, kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamayacaklardır.
5- Kamu hizmeti verilirken, bu hizmetin yerine getirilmesi sırasında kullanılacak araç, gereç, evrak, form ve benzeri malzemelerin kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması esastır. Buna rağmen, bu tür malzemelerin geçmişte bu Kanun kapsamındaki derneklerden temin edildiği ve bedelinin bağış adı altında iş sahiplerine ödetildiği bilinmektedir. Bu Kanunla birlikte, kullanılan bu tür malzemenin iş sahipleri tarafından derneklerden temin edilmesi istenemeyecektir. Ancak, bu Kanun kapsamındaki derneklerin kamu kurum ve kuruluşlarında kullanılacak malzemeleri, iş sahipleri ve hizmetle ilişkilendirilmeksizin bundan sonra da temin etmelerine engel bulunmamaktadır.
6- 2908 sayılı Dernekler Kanununun 4 üncü maddesine göre dernek kurmaları veya özel kanunlarında derneklere üye olmaları yasaklanmayan kamu hizmeti görevlileri, bu Kanun kapsamında olan veya olmayan tüm derneklerin organlarında görev alabilecekler, ancak söz konusu kamu görevlileri genel müdür veya daire başkanı gibi görev unvanlarını kullanarak, bu Kanunun kapsamındaki dernek organlarında görev alamayacaklardır. Akademik unvanları bulunan kamu görevlileri ise üyesi oldukları dernek organlarında, bu unvanlarını kullanabileceklerdir.
7- Dernek organlarında görev alan kamu görevlileri, bu görevleri nedeniyle ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık alamayacaklardır.
8- Kamu görevlileri bu Kanun kapsamındaki derneklerin yardım toplama ve bağış kabul hizmetlerinde çalıştırılamayacağından, bu kişilere daha önce verilmiş olan yetki veya kimlik belgeleri iptal edilecektir. 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu çerçevesinde yapılacak yardım toplama faaliyetlerinde ise silahlı kuvvetler, adli ve idari yargıda görevli hakim ve savcılar ile güvenlik kuvvetleri mensupları ve özel kolluk görevlileri çalıştırılamayacak, bunların dışındaki kamu görevlileri ise Vali veya Kaymakamdan izin alınmak şartıyla görevlendirilebilecektir.
9- Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden bu Kanun kapsamındaki derneklere ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamayacaktır.
10- Personel maaş ve ücretlerinden, kaynağında kesinti yapılmak suretiyle bu Kanun kapsamındaki derneklere aktarma yapılamayacaktır.
11- Bu Kanun kapsamındaki dernekler ile sermayesinin yarısından fazlasına, bu derneklerin sahip olduğu şirketler, bu kurum ve kuruluşların 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre yapacakları ihalelere katılamayacaktır.
Söz konusu kurum ve kuruluşların mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin ihalelerde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri geçerlidir.
12- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde tüzüklerini Kanun hükümlerine uygun hale getirmek zorundadır.
Bu süre içinde, dernek tüzüğünü Kanuna uygun hale getirmeyen veya Kanuna aykırı işlemleri tespit edilen dernekler genel hükümlere göre kapatılacak ve kapatılan derneğin malları hazineye intikal ettirilecektir.
Genel kurul kararı ile feshedilen veya kendiliğinden dağıldığı tespit edilen derneklerin mal, para ve haklarının tasfiyesi ise 2908 sayılı Dernekler Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre yapılmaya devam edecektir.
Bu Kanun kapsamında olan ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet binaları ve müştemilatı içinde yönetim yeri veya çeşitli eklentileri (iktisadi işletme, lokal vb.) bulunan dernekler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hizmetlerine son vermek ve belirtilen kamu kuruluşuna ait yerlerden ayrılmak zorundadır.
Ayrıca bu Kanun kapsamındaki dernekler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek veya tüzel kişilerden bağış ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamayacaklardır.
III-VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2006/22 SAYILI GENELGE
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 5072 Sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin 2006-22 sayılı Genelge 17.11.2006 tarihinde çıkarılmıştır.
Genelge hükümleri özetle aşağıdaki gibidir
1- 5072 sayılı Kanun, kamu kurum ve kuruluşlarını kamu hizmetlerini veya personelini desteklemek üzere kurulan dernekler ve Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflar ile bunların kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkilerini düzenler ve kapsar. Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, bu kanun kapsamı dışındadır. Anayasanın 135. maddesine göre, meslek kuruluşları doğrudan kamu kurumu değil, kamu kurumu niteliğinde kuruluşlar olduğundan, meslek kuruluşları 5072 sayılı Kanunun uygulamasında, kamu kurumu veya kuruluşu olarak değerlendirilmeyecektir.
2- 5072 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kurulan vakıflar, hiç bir şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerini alamazlar. Kamu görevlileri, vakıf organlarında görev unvanını kullanmadan ismen görev yapabilirler.
5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini almış olan ve senetlerinde Kamu görev unvanlarına yer veren vakıfların, senet hükümlerini değiştirmeleri zorunlu değildir.
5234 sayılı Kanundan önce yürürlüğe giren 5072 sayılı Kanun gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarının isim ve görev unvanına yer veren senet hükümlerini değiştirmiş olan vakıflar, senet değişikliğine ilişkin hüküm kesinleşmiş olsa dahi, diğer mevzuata aykırı olmamak ve usulüne uygun olarak senet değişikliği yapmak suretiyle eski isimlerini yeniden kullanabilir ve vakıf organlarında senet değişikliğinden önce yer verilen kamu görev unvanlarına yeni senette yer verebilirler.
5072 sayılı Kanun ile 5234 sayılı Kanunun uygulanmasında, akademik unvanlar kamu görev unvanı sayılmaz.
Unvanını kullanmadan ismen de olsa, vakıf organlarında görev alan kamu görevlilerine hiçbir ad altında ücret ödenmeyecek, sadece vakıf için yaptıkları seyahatler için yolluk ve vakıf için yaptıkları belgeye dayanan zorunlu masraflar ödenebilecektir. Ulaşım, konaklama ve yemek parasını içeren yolluğun hesabında, basiretli bir idareci gibi davranılarak, vakfın zarara uğratılmaması ve kamu görevlilerine bu hususun ek gelir teşkil etmemesi sağlanacaktır.
3- 5072 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olup da, halen sona ermemiş bir sözleşmeye dayanmadıkça bu kanun kapsamındaki vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremeyecek ve bu kuruluşlara ait araç ve gereçleri kullanamayacaklardır.
Ancak, zihinsel, bedensel ve benzeri engelli ve özel bakım, rehabilitasyon ve eğitime muhtaç çocuklara hizmet veren kamu kurum ve kuruluşlarına ait merkezlerde aynı amacı taşıyan vakıfların uzman ve gönüllülerine sadece bu hizmetleri yürütmek üzere yer ayrılması mümkündür. Ayrılan bu yerlerin vakfın bürosu veya birimi şeklinde kullanılmaması, bu yerlerde bağış ve yardım kabul edilmemesi ve ticari faaliyette bulunulmaması, vakıf organlarının bu alanda yer almaması gerekir.
4- Türk Medenî Kanununa göre kurulan vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamayacaklardır.
5- Bir kısım vakıfların, 5072 sayılı Kanunla vakıf amaçlarının uygulanmasında kısıtlama getirildiği düşüncesiyle faaliyetlerini durdurarak, personel çıkarma yoluna gittikleri öğrenilmiştir. 5072 sayılı Kanunda, vakıfta çalışan personelin işine son verilmesiyle ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Vakıflar, öz kaynakları ve gelirlerinin yeterli olması halinde amaçları doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmeye devam edecekler ve bu kanun gerekçe gösterilerek personelin işine son verilmeyecektir.
6- Vakıflar, kendilerine ait araç, gereç her türlü demirbaş ve sarf malzemelerini vakıf senedi hükümlerine göre, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlayabilir veya bedelsiz olarak devredebilir, kullandırabilir.
7- Vakıf senedinde hüküm olması kaydıyla vakıfların kamu hizmetlerini desteklemek amacıyla karşılık beklemeksizin kamu kurum ve kuruluşlarına bağış, yardım v.b. katkılar yapabileceklerdir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşları, ihtiyaç olan araç, gereç, evrak, form, ve benzeri malzemenin sağlanmasını vakıflardan isteyemeyeceklerdir. Vakıf senedinde hüküm olması kaydıyla, karşılık beklemeksizin kamu kurum ve kuruluşlarına vakıflarca katkı yapabilecektir.
8- Kamu kurum ve kuruluşları, personel maaş ve ücretlerinden, kaynağında kesinti yaparak, bu kanun kapsamındaki vakıflara aktarma yapamayacaklardır. Bu tür kesintilerin, şahıslar tarafından maaş ve ücretlerinin yatırıldığı bankaya verilecek talimatla, ilgili vakfın hesabına her ay yatırılması sağlanacaktır.
9- Hiç bir kamu görevlisi, mesai saatleri içinde vakıf hizmetlerinde çalıştırılamaz. Mesai saatleri dışında çalıştırıldığında kendisine ücret ödenemez. Vakıfların yardım toplama ve bağış kabul hizmetlerinde ise, hiç bir şekilde kamu personeli çalıştırılamaz.
10-Kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde bulunan veya bu kamu kurum ve kuruluşuyla ilgili vakıflar ile bunların sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketler, bu kurum ve kuruluşların 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre yapacakları ihalelere katılamazlar.
Hükümleri bulunmaktadır
III-CEZA HÜKÜMLERİ
Cezalar Madde 3-
2 nci maddede belirtilen ilkelere aykırı hareket eden kamu görevlileri ile dernek ve vakıf yöneticileri, eylemleri başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca dernek ve vakıf yöneticileri hakkında görevden alma işlemi uygulanır.
Hizmetin verilebilmesi için dernek veya vakfa bağış yapılması ya da kullanılacak malzemenin dernek veya vakıftan temin edilmesinin zorunlu kılınması nedeniyle, kamu hizmeti engellenmiş veya geciktirilmiş ise ceza yarı nispetinde artırılarak tatbik edilir.
Dernek tüzüğü veya vakıf senedi bu Kanuna aykırı olan veya bu Kanuna aykırı işlemleri tespit edilen dernek ve vakıflar, genel hükümlere göre kapatılır. Kapatılan dernek malları Hazineye, vakıf malları ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eder. Bu dernek ve vakıfların yöneticileri hakkında birinci fıkra hükümleri uygulanır.
KAYNAK
- 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun
- İçişleri Bakanlığı 200472 Sayılı Genelgesi
- Vakıflar Genel Müdürlüğü 206/22 Sayılı Genelgesi


Abdullah ÇAVUŞ – BİLGİ & DENEYİM PAYLAŞIM PORTALI “Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Öğrenmeye çalışıyorum ve Öğretmeyi seviyorum” Konfüçyüs