Anasayfa / Manşet / SİYASİ PARTİLERİN ANAYASA  MAHKEMESİNDE  MALİ DENETİMİ/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

SİYASİ PARTİLERİN ANAYASA  MAHKEMESİNDE  MALİ DENETİMİ/Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

SİYASİ PARTİLERİN ANAYASA  MAHKEMESİNDE  MALİ DENETİMİ

Abdullah ÇAVUŞ/E. Vergi Müfettişi

Ülkemizde siyasi partilerin iç denetimi parti iç denetçileri veya müfettişleri tarafından yapılmakta, dış denetimi ise Anayasa Mahkemesi tarafından mevzuata uygunluk açısından yapılmaktadır.

1- 2820 sayılı Siyasi Partiler  Kanunundaki Hükümler:

2820 sayılı kanunda konuya ilişkin düzenlemeler 74 ve 75. Maddelerde yapılmıştır.

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu‘na göre siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi‘nce yapılır. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin Kanun‘a uygunluğunu denetler.

Ancak yapılacak kanuna uygunluk denetimi siyasi partilerin amaçlarına ulaşmak için yapılmasında fayda görülen faaliyetleri daraltacak veya bu faaliyetlerin yerindeliğini içerecek şekilde yapılamaz. Denetimde harcamaların gerçek mahiyeti esas alınır. Şekle ve usule ilişkin eksiklikler harcamaların kabul edilmemesini gerektirmez.

Siyasi partilerin genel başkanları, karara bağlanarak birleştirilmiş bulunan kesin hesap ile parti merkez ve bağlı ilçeleri de kapsayan iller teşkilatının kesin hesaplarının onaylı birer örneğini Haziran ayı sonuna kadar Anayasa Mahkemesine ve bilgi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına vermek zorundadırlar.

Bu belgelere, ilgili siyasi partinin aynı hesap döneminde edindiği taşınmaz ve değeri yüz milyon lirayı aşan taşınır malların, menkul kıymetlerin ve her türlü hakların değerleri ile edinim tarihlerini ve şekillerini de belirten listeleri eklenir.

Siyasi parti hakkında kapatma kararı verilmiş olması halinde kapatma kararının verildiği tarihe kadar olan döneme ilişkin hesaplar da Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenerek karara bağlanır. Bu takdirde denetime esas kesin hesabın verilmesi ve denetime ilişkin diğer esas ve usuller Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenir.

Anayasa Mahkemesi, kesin hesaplara ait bilgilerin belgelendirilmesini siyasi partilerden her zaman isteyebilir.

Anayasa Mahkemesi denetimini evrak üzerinde yapar.

Bu denetimi, Sayıştay’dan yardım sağlanarak hazırlatacağı raporlar üzerinden yapabileceği gibi, siyasi partilerin genel merkezlerinde ve mahalli teşkilatlarında doğrudan doğruya veya kendi üyeleri arasından görevlendireceği bir naip üye veya mahallin en kıdemli adli veya idari yargı hakimi niyabetinde yaptıracağı inceleme ve araştırmalar üzerinden de yapabilir.

Bu maksatla, yeminli bilirkişi görevlendirebilir.

Anayasa Mahkemesi, ilgili siyasi partinin başkanından veya temsilcisinden yazılı mütalaa isteyebilir; gerekli görürse sorumlu uzman muhasipler de dahil ilgililerin sözlü açıklamalarını dinleyebilir.

Anayasa Mahkemesi denetimi sonunda, o siyasi partinin gelir ve giderlerinin doğruluğuna ve kanuna uygunluğuna veya kanuna uygun olmayan gelirler ile giderler dolayısıyla da bunların Hazineye gelir kaydedilmesine karar verir.

Siyasi partilerin büyük kongrelerinin kesin hesaplar hakkındaki kararları, Anayasa Mahkemesinin denetimini etkilemez.

Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonucunda vereceği kararlar kesindir.

2- Anayasa Mahkemesinin Denetim Usulü:

Anayasa Mahkemesi mali denetimi iki aşamada gerçekleştirmektedir. Birinci aşama ilk inceleme, ikinci aşama esasın incelenmesidir.

Bunlar raportörler tarafından yapılır. İlk inceleme raporunun iki ay içerisinde verilmesi zorunludur.

İlk inceleme raporunda siyasal partinin Anayasa Mahkemesi‘ne Haziran sonu itibariyle genel başkanı tarafından ulaştırılmış olan ilçeleri kapsayan il kesin hesapları, genel merkez kesin hesapları, bu ikisinin birleştirilmesinden oluşturulan ve Türkiye düzeyinde siyasi partinin durumunu yansıtan kesin hesap ve bunların kabul edildiğine ilişkin o siyasi partinin merkez karar ve yürütme kurulunca alınmış  karardır.

Bunların doğruluğu, tutarlılığı araştırılır, eksik olup olmadığı araştırılır ve eğer noksanlık varsa, noksanlık belirtilerek, yoksa esasa geçilmesi için rapor düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi de noksanlık varsa siyasi partiye bu noksanlığın giderilmesi için süre verir. O süre sonunda noksanlık giderilmişse ya da zaten noksanlık yoksa esasın incelenmesine geçilir.

Esas incelemeleri gelir-gider belgeleri üzerinde yapılır. Gelir-gider belgeleri üzerinde yapılan denetim, siyasal partinin gelir ya da gider amacıyla bağdaşıyor mu, yasaya uygun mu, doğru olarak kayıtlara geçirilmiş mi noktasından hareketle yapılır.

Yasaya aykırı bağışlar var mı, yasaya aykırı kredi ya da borç alıp verme var mı, yasaya aykırı taşınmaz mal edinme var mı soruları üzerinde durularak inceleme yapılır.

Anayasa Mahkemesi 1994 yılında aldığı bir ilke kararı uyarınca siyasal partiler her yıl hesaplarıyla birlikte gayrimenkul hesaplarını da vermektedirler.

Gelir-gider incelemesi, kredi borç incelemesi ve taşınmaz mal incelemesi sonucunda Anayasa Mahkemesi her konuya özgü çeşitli sonuçlara varır. Siyasi Partiler Kanunu‘na göre amaç dışı ya da yasaya uygun olmayan gelir ve giderler için Hazineye gelir yazılmasına mahkeme karar verir.

Siyasal parti yasaya aykırı olarak kredi ve borç almışsa, o kredi veya borca Hazinece el konur. Borç verilmişse, amaç dışı gider olarak bu borç tutarı Hazineye gelir yazılır.

Anayasa Mahkemesi‘nin kararı hem siyasi partiye, hem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na hem de eğer Hazineye gelir yazılmasına karar verilmiş bir husus varsa, Maliye Bakanlığı‘na tebliğ edilir.

Parti hesaplarının esastan incelemesi kimlerce ve hangi sınırlar için yapılırsa yapılsın, sonuçta, hesap ve belgelerin doğru ve yasaya uygun olup olmadıkları saptanmakta ve aynı ilkelere göre karar bağlanmaktadır.

Doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan defter ve belgeler üstünde yapılan incelemeyi kapsamaktadır.

Kanuna uygunluk incelemesi, sağlanan gelirlerin Yasa‘nın 61 ve 69. maddelerinde yazılı gelir kaynaklarından elde edilip edilmediğini, giderlerin ise Yasa‘nın 70 ve 72. maddelerine uygun olarak yapılıp yapılmadığını saptamaya yöneliktir.

Esastan incelemeye daha detaylı baktığımızda, Hesabı esastan inceleyen raportörler, partinin yıllık bütçeleri, bilançoları, defterleri, gelir ve gider kayıtları ile bunlara ilişkin belgeleri inceleyerek, kesin hesaplarla karşılaştırdıktan sonra, gerektiğinde, bazı hususların açıklattırılmasını, yerinde inceleme yapılmasına gerek duyarsa bu konudaki istemini yazıyla Mahkeme Bakanlığı’na bildirirler.

Mahkeme‘ce alınacak karara göre denetimi sürdürürler. İlk incelemede olduğu gibi, esas incelemenin sonuçları, raportörün düşüncelerini de içeren bir raporla Mahkeme Bakanlığı’na sunulur.

Raportörler hesabın görüşülmesi sırasında mahkemede hazır bulunurlar; gerektiği zaman görüşülen konuya ilişkin açıklama yaparlar. Böylece, bir yıllık hesabın görüşülüp karara bağlanmasıyla mali denetim sonuçlandırılır. Mali denetim kararları, ilk ve esas incelemeyi kapsayacak Şekilde Resmi Gazete‘de yer alır.

 

Hakkında admin

Check Also

İŞ-KUR KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ UYGULAMASI VE TALEP EDİLEN BELGELER (25.03.2020)

İŞ-KUR KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ UYGULAMASI TALEP EDİLEN BELGELER (25.03.2020) 1-Kısa Çalışma Ödeneği Uygulaması Desteği Genel …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×